Bir yöne doğru yola çıkıp, yürüyüp yürüyüp, yolun bittiğini, tükendiğini; örneğin bir uçuruma, bir duvara, bir deniz kıyısına dayandığını gören kişi – ne yapar? Düşmez, kırılmaz, boğulmazsa, yeni bir yol arar, herhalde... "Bizi durduran, yürütür"...
Devr sermest-i şarâb-ı gaflet etmiş âlemi
Bunca sermestün temâşasına bir bûşyâr yoh
( Zaman, herkesi gaflet şarabının sarhoşu yapmış; bu kadar sarhoşu seyredip ibret alacak kimse de kalmamış.)