Ah! Finallerden dolayı okumayı yarıda bırakmak zorunda kaldığımız kitaplar...
Sonradan baştan itibaren kitabı okudukça, üzerindeki tozun hatta kasvetin kalkması...
Hayal dünyasını çok iyi besleyen ve büyüten bir eserle vakit geçirmenin keyfi...
Yeniden okumanın ve bitirmenin getirdiği tazelik...
(。•̀ᴗ-)
● Kitabın özeti niteliğinde bir kaç alıntı:
"Her şeydeki ve her yerdeki değişim ve gelişim bir değildir."
"Yolda olman bekleniyorsa, seni yolun dışında değil üzerinde aramaları daha muhtemeldir."
"Bizim belirleyebileceğimiz tek şey,
bize verilen bu zamanda ne yapacağımız. "
"Zor yollarda insanlar ayaklarını sürmeye başlar da, sırtındaki yük boyunun iki misli olsa bile yoluna devam eder . "
• Kitabın karakterlerini bir anda tanımak pek mümkün değil.
Kitap size adeta: "Yeri gelince tanıman gerekeni yeterince tanırsın." der. Farklı ağızlardan, başka başka zamanlarda, adım adım öğrenmek zevkli ama bilgileri toparlaması zaman alır. Romanda efendi yardımcı ifadeleri geçer ama dost ilişkileri yaşanır. Soylu, ulu ve basit halk ifadelerinden anlaşılır ki kimi kiminden üstün kılınmıştır.
◉ Gri Gandalf(Mithrandir; Gri Hacı) kendi için der: "Beni tanıyanlar takdir edecektir ki çok nadiren (o kadar) aciz bir duruma düşerim. Gri Gandalf, bir sinek gibi örümceğin tekinin hain ağına takılsın! Yine de en mahir örümcek bile zayıf bir ip bırakır." Ateş-ışık efsununda uzman. Hobbit ilmiyle ilgilenen tek uzman. Gizli Ateş'in bir hizmetkârı. Elf kılıcı: Glamdring
◉ Aragorn kendi için: "Sırf ben ben olduğum için bana yakınlık duyabileceğinizi ümit ediyordum. Avcıyız ama avımız daima Düşman'ın uşaklarıdır; çünkü bu uşaklar pek çok yerde bulunurlar. Sağlam surlarınızın ve parlak kılıçlarınızın engelleyemediği nice şer yaratığı var. Biz olmasaydık, kim hangi yollarda seyahate
Es-Selam Dostlar...
Cemil Meriç ile Ali Fuat Başgil’in tavsiye yazılarını okumam ile kitaplığıma kazandırdığım disiplinli çalışma,irade eğitimi ve ahlak üzere yazılmış bir eser…
Yazarımız Julet Payot karakter eğiminin önemi ile başlıyor ve özellikle vurguluyor sağlam nitelikli bir eğitim ile karakterin değişebileceğini.
Sonrasında başarı için en temel unsurun irade eğitimin olduğunu vurguluyor.
Acaba bu eğitim nasıl sağlanır ve günümüzde iradeyi engelleyen unsurlar nelerdir?
Eğitimci olarak yazarımızın başarısızlığımızın en büyük etkeni iradesizlik ( irade zayıflığı ) sözüne sonuna kadar katılıyorum.
Derslere girdiğimiz zaman malumunuz üzere öğrencilerimizin en büyük sıkıntıları çaba göstermekten ve özellikle süreklilik gerektiren gayretten uzak kalmaları, nasıl verimli bir şekilde başarı sağlanır bilmemeleri…
Neticesinde ise hasıl olan şu davranışlar şekilleniyor;
Hantallık,rehavet,tembellik ve aymazlık.
Soruyum niçin çalışmıyorsun;
-Hocam canım istemiyor, cevabı en çok rastlanan zaaflık göstergesi diyebilirim.
Peki bu süreçte bizler eğitimciler daha doğrusu büyüklerimizin payı ne?
Maalesef ve maalesef dün sitede arkadaşlarla da istişaresini yaptık müfredat öğrenciyi gerçekten tanımaya veya değerlerini ortaya çıkarmaya yönelik değil.
Sadece bilgiye dayalı bir sistem dahlinde hareket ediyoruz.
Bir örnek veriyim;
Öğrencim rapor aldı ertesi gün aynı kağıdı verdim ve arkadaşlarından soruları aldığı için 87 aldı.
-Dedim ki olmaz bu haksızlık ki Cuma günü idi.Pazartesi gel yeniden farklı sorular ile sınav yapacağım.
Dostlar!
Sadece soruların yerleri değiştirdim ve aldığı not;57…
Anladım ki bir konuyu fikri ne derseniz artık bütüncül olarak düşünmek ve gün yüzüne çıkarabilmektir asl olan.
Yoksa lüzumsuz detaylar ile bilgi yığını ancak gerçekleri gizler ve tembellikle
Kadınlar bütün bu yüzyıllar boyunca erkeği olduğundan iki misli büyük göstermek gibi tılsımlı ve tadına doyum olmayan bir güce sahip olan aynalar görevi görmüşlerdi.
Tek başına saatlerce kitapçıda dolaşmak... Kitap kapaklarını incelemek... Arka kapak yazısını okumak... Biraz kitapçıda okuma yapmak... Az bilinen efsane psikolojik tedavi yöntemlerinden biri, aşırı rahatlatıcı bir olay.