Nil

Nil

, bir kitap okudu
4/10
·440 syf.··
2026 18. kitabı
Meryem Soylu
7.8/10 · 435 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·484 syf.··
2026 17. kitabı
Bu seriyi okumamak büyük bir kayıp, neden mi? Çünkü kadın - erkek arasındaki farklılıkları ve bu farklılıklarda nasıl bir yol izlememiz gerektiğini anlatıyor. Keman ile çello gibi düşünün. İkisinin de kendine göre bir duruşu ve sesi var. Eğer sen çelloyu, kemanmış gibi düşünürsen çok bariz bir hayal kırıklığına düşersin ama eğer notalarını ve çelloya ait özellikleri kavrar ve bunu kabul edersen, işte o vakit, o karmaşık duygu ve düşüncelerden arınmış seslerden sana ait olanı bulursun. Bilinç ve öz bilinç ile kendimizi ve çevremizi sorgulamayı, bunun yanı sıra soruna değil de çözüme odaklı, üretken, uyumlu, iyimser yani umudunu yitirmeyen pozitif düşünce adı altında, duygusal zekanın önemini vurguluyor. Zeki olmak ile mutluluk arasında tercih yaparak, ne büyük yanlış yaptığımızı; eğitim, iş, ve benzer durumlarda ne kadar başarılı olursak olalım, bizi biz yapan duyguları, benliğimizi ve sevdiklerimizi bakan ama görmeyen robot gibi yaşayarak aslında mutluluktan taviz verdiğimizi ve bunu nasıl düzelteceğimizi, şu aşağıda sıralamış olduğum kitaplar sayesinde kendimize ve çevremize güzel yatırımlar yaparak, mutluluğu ve asıl başarıyı elde etmemizi pek ala mümkün kılıyor. - Erdal Atabek "Bizim Duygusal Zekamız" - Daniel Goleman "Duygusal Zekâ EQ" - John Gray "Erkekler Marstan Kadınlar Venüsten" Bazen kendimizi hayatın temposuna o kadar kaptırıyoruz ki, sonbahar kadife kırmızısı yaprakları, ilkbaharın cemresini, kahveyi karşılıklı bir eş, dost ve yahut aileyle içmeyi bile çok görüyoruz. Geriye dönüp baktığımızda elde ettiğimiz başarılar bizi iyi yerlere, güzel konumlara getirecek ama diyeceğiz; "keşke o sırada ailemle, arkadaşlarımla da iyisiyle/ kötüsüyle bir anı biriktirmiş olsaydım, şu geçmiş zamanları daha canlı kılınabilirdim," diye. Böylesi olumsuz düşüncelere
Anı-Mektup-Günlük
Adım Adım Hayataİpek Ongun · Artemis Yayınları · 20127,5bin okunma
7/10
·430 syf.··
2026 16. kitabı
Selam bugün bir genç kızın gizli defteri üçün yorumuyla karşınızdayım. Öncelikle Serra bu kitapta çok üzüldü. Affedersiniz mal Cüneyt başkasına tutulduğu gibi bunu açık açık ifade etmek yerine kıza soğuk yapması, geçiştirip onu değersiz hissettirmesi eminim hepimizin bu tarz insanlara tosladığımızı varsayarsak çok sinir bozcuydu. Cüneyt'in ismini duyunca öfkeyle karışık bir heyecan duygusuyla kitabı okudum ama yine de Serra bu kitapta da beni güldürdü. Nasıl düşünürüz kendimizi ve çevremizi tanımak adına kendimize sorduğumuz sorularla nasıl sorunlarımızla başa çıkarız bu kitapta bunları öğrendik. Ne? Neden? Nasıl? Ne şekilde? Ne zaman? Gibi daha birçok soruyu kendimize sorarak duygu ve düşüncemize en önemlisi de kendimize ve çevremize olan farkındalığı gözler önüne seriyor. Serra'nın dur durak bilmeden yeri geldiğinde gezmesi, yeri geldiğinde çalışması ve birçok konuda kendini geliştirmesi de gözümden kaçmadı.
Anı-Mektup-Günlük
Kendi Ayakları Üstündeİpek Ongun · Artemis Yayınları · 20129bin okunma
7/10
·384 syf.··
2026 15. kitabı
Selam bugün bir genç kızın gizli defteri ikinin yorumuyla karşınızdayım. Öncelikle Serra her kitapta basamakları yavaş yavaş çıkıyor. Bunu okuyan bilir. Kendimi bambaşka duygularda buldum. Keşke dedim keşke o çağlarda yaşama imkanım olsaydı. Arkadaşlığın en saf ve naif duygusunu şu zamanlarda yaşayanlara gelsin der susarım. Her şeyden öte insanlık, sükunet, üslup varmış. Ah ah anneme anlatırken bile boğazımın düğümlendiği bir seri. Konusuna gelecek olursak Serra'nın annesinin iş sebebiyle Ankara'dan, İstanbul'a taşınma serüvenini ve sonraki süreci konu alıyor... Az daha söylemeyi unutuyordum. Mualla hanımın çocukları bilinçlendirmesi ve el birliğiyle okulun eksikliğini tespit edip, buna yönelik çalışma yapmaları taktire şayandı. Keşke her öğretmen ve okul yönetimi böyle olsa. Sadece bu da değil her hafta sonu öğretmenlerinin kah İstanbul'un gezilmesi gereken kültür ve medeniyetin göbeğine götürmesi kah kültür merkezindeki bale, film ve piyesleri izletmesi çok hoştu.
Anı-Mektup-Günlük
Arkadaşlar Arasındaİpek Ongun · Artemis Yayınları · 201211bin okunma