Günümüzde kliniklerde on binlerce çocuk çeşitli
hastalık ve sağlık sorunları nedeniyle yatıyor. Çocukların yüzü keder ve endişelerle dolu. Bakışları, bir yardım, bir umut ister gibi bakarlar. Ne yazık ki, bütün dünyada
kadınların kendi vücudunu değiştirmek, estetik yapmak
için harcanan para ve zamanın yarısı bile çocuklar için
harcanmıyor. Sağlıklı olduğu halde burnunu düzeltmek
ya da tıka basa yedikten sonra vücudunda oluşan yağları aldırmak içiri her türlü fedakârlık yapılabiliyor, ama lösemi hastası çocuklar için aynı duyarlılığın, aynı fedakarlığın gösterilmemesi, “BENLİK” duygusunun aşırı gelişmesi veya “BEN “ merkezli insan tipinin çoğalmasından ileri gelmektedir.
Biz gülüyorsak ve sağlıklıysak, başkalarının ağlaması
bizi ilgilendirmiyorsa, bize bağışlanan sağlığın bir gün
bizden alınmayacağım kim garanti edebilir?
Gülen insan, gülenlerin çoğalması için çalışıyorsa,
hayatı boyunca yüzünde mutluluk ve gülücükler eksik
olmaz. Çünkü ağlayan bir toplumda gülmek, asla insanı
mutlu etmez!