Resimlerle bezenmiş uzun bir öykü. 15 kuşaktır kör olan bir toplum ve topluma karışıp kendine büyük bir iktidar yaratmak isteyen gören bir adam. Ancak beklediğini bulamıyor. Körler ülkesinde gören göz olmak ona avantajdan ziyade dezavantaj getiriyor. Toplumun onu benimseyip kral ilan etmesini beklerken, toplum tarafından dışlanıyor. Ardından aşık olan gören adam, gruba dahil olma ihtiyacından davranışlarını ve varoluşunu inkar etmeye başlıyor ama eninde sonunda yine de arkasına dönüp bakmadan kaçıyor.
Nereye gidersen git, yine kendine dönersin hissi oluşturdu bende.