Nisyan

Nisyan
Çıttır çıttır
Puan vermedi·158 syf.·
2026 48. kitabı
Bolşevik devrimini, ucra bir kosede yapilan doktorlugu, bağımlılığı ve bunların yanında birçok duyguyu, psikolojiyi anlatan keyifli bir kitap. Hastalarla ilgili bölümlerde yer yer sıkıldığım oldu. Onun dışında akıcı güzel bir kitap.
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Huzursuzluğun huzurlu anlatımı
9/10
·112 syf.·
2024 12. kitabı
Peyami Sayfa'nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, yüz sayfa değil de üç yüz sayfa olmasını istediğim kitaptır. Tanpınar'ın da dediği gibi 'acı ve ıstırabı romanı'dır ancak bir acı, bir ıstırap ancak böylesine huzurla anlatılabilirdi. Huzursuz bir sürecin müthiş bir sakinlikle aktarılması ne ilginç? Fakat belki de sonda karakterinizin de dediği "Hasta olmayanlar bizi ne az anlayacaklar." sözü doğrudur ve ben de hasta olmadığım için o talihsizlikle bezenmiş, boyun eğmişlikle sürdürülen hastalıklı yaşamın anlatısını huzur veya sakinlik sanıyorumdur. Bilemiyorum ama anlatımın oldukça akıcı olduğundan, tek oturuşta okunabilecek, boğucu, yorucu olmayan bir roman diyebilirim. Kitabı bitirdikten sonra yazarımızın anlatışına doyamadığınızdan hemen başka bir kitabını satın alma isteğiyle dolup taşabilirsiniz. Yazarla tanışma kitabı olmak için de gayet uygun bence. Konusunu daha detaylı anlatacak olursak, kitabımız bacağındaki hastalıkla yıllardır boğuşan, on beş yaşındaki, adını bilmediğimiz karakterin; kendi hissettiklerini, hastalığını anlattığı, sık sık sevdiği kızla diyaloglarına yer verdiği bir eser. Eserdeki yavrucağımızın yaşının on beş olmasına da biraz değinmek istiyorum. Kitap 1930'da ele alınmış ve haliyle o dönem ile bugün arasındaki on beş yaş çok farklı elbette. Ancak yine de karakterimizin yaşına göre fazla büyük, yorgun ve olgun olmasını bir yandan onun hastalığına da bağlıyorum. Hastalığın büyüttüğü çocuktur karakterimiz. Anlatısında sık sık cümle tekrarlarına yer vermiş(bu tekrarlı anlatımları okumaktan fazlaca zevk aldığımı belirtmek isterim.) Yine zihininden geçenleri birden, art arda aktardığı bölümlerin okuyuşu da bir o kadar zevkliydi. Lafı daha fazla dolandırmaya hacet yok. Okuyun, okutun efenim. Peyami Safa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
1000Kitap
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,1bin okunma
Sakın 'Selim'lik edip yarım bırakma!
9/10
·724 syf.·
2026 29. kitabı
Öncelikle hem benim edebiyata bakışımı değiştirmesi, hem edebiyatımız için birçok açıdan dönüm noktası olması(fikrimce), hem de sevgili Oğuz Atay'ı keşfetmemi sağlayan eser olmasından mütevellit bu platformdaki ilk incelemem olmasını istedim. Kitabı satın alma amacım; bu öv öv bitiremedileri kitap neymiş, çok kıymetli o Oğuz Atay kimmiş? sorularını cevaplamak idi. Kitabı okuduktan sonra da tüm övgülerin gayet yerinde olduğunu ve benim de bunun üzerine bi şeyler söylememem gerektiğini düşündüm. Tutunamayanlar o klasikleşmiş Türk edebiyatı anlatısından bircok açıdan uzaklaşmış ve kendine has bir anlatım kazanmış. Anlatım yer yer fazla uzatmış diye düşünebileceğiniz ve okurken kesik kesik bir şeyler okuyormuşsunuz gibi hissettirdiginden dolayı bazen yormakta. Ancak kimi zaman Turgut'un, Selim'in kurgusal karakter olduğunu dahi unuttuğumuz bir gerçeklikte anlatılmış. Ya da anlatımdan degil de konu bakımından tutunamayanlar öylesine bizlere dokunuyor ki onun gerçekliğini sorgulayamıyoruz. Bu değerli eseri okurken sık sık bu cümleler yabancı bir dile çevrilse acaba aynı etkiyi oluşturur mu diye düşünmeden edemedim. Bu eseri okuduktan sonra başka dilden Türkçeye çevrilmiş eserlerin de orijinal anlatımını merak etmeye başladım. Ondandır ki önceden pek dikkat etmediğim çeviren kısmına da dikkat eder oldum. Ve çeviri bir eseri okuyup begenmediğimde bunun nedenlerine 'çeviri olmasından kaynaklanıyor olabilir.' cümlesini de eklemiş bulunuyorum. Yazar farklı şekillerde hem bizleri hem kendini denemiş diye yorumladım bazı kısımlardaki anlatımlarında. Örneğin bir bölümde hiç noktalama kullanılmamış ve açıkçası o kısmı okurken anlamakta biraz zorlandım. Burada bir nevi noktalamanın değerini anlatmaya çalışmış(ben deneyimimden bu dersi çıkardım diyelim) Bir de yazarın Süleyman
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma