Senden Uzun Osman, sessiz bir acının kitabı... Yazar Osman’ın “uzunluğunu” bir üstünlük gibi değil de , sanki insanın içine çöken bir yalnızlık olarak anlatıyor... Okudukça dünyaya sığamayan hâlini, kelimelere dökülmeyen kırgınlıklarını hissediyorsun, çünkü yazar bağırmıyor, fısıldıyor.... Bu fısıltı, duyguyu daha da ağırlaştırıyor... Hikâye boyunca Osman’ın güçlü görünme zorunluluğu, onun en büyük kırılganlığına dönüşüyor ve okudukça farkında olmadan kendi taşıdığımız yüklerle yüzleşiyoruz... Kitap bittiğinde geriye bir olaydan çok bir his kalıyor...Anlaşılmamış olmanın, sessiz kalmanın ve kimseye tam olarak yetişememenin burukluğu... Keşke Osman'da konuşsaydı demekten kendimi alamıyorum...
İnsanoğlunun varoluşunda hep arayış varmış. Allah'ı... Aşkı...evi... eşi...dostu... toprağı ...
Hepimizin muhakkak kullandığı cümle - içimde bir boşluk var, adını bulamadığım,anlam veremediğim-.
Süveyda'nın arayışı ile çıktık yola... Asıl hikayemizin İstanbul havaalanında başladığını bilmeden önce yolumuz bizi Nepal Katmandu'ya bir Budist tapınağına, sonra Hindistan'a Antalya ve Konya'ya götürdü. Süveyda ile çiçekli defterimize 50 tane ders yazdık... 50 adet dersin 39'u buda'yı ararken 11 adet derste rumi'yi buldum başlığında oldu. Ben kitap okurken kitabın içinde kaybolmak isteyen okurlardanım. Bir ülkeye gittiyse yazar o ülkedeyim, yürüyorsa yazarım ve kahramanım ben de onlarla yürüyorum ,yemek yiyorlarsa onlarla o tadı alıyorum. Süveyda ile iki ülkeye gidip tekrar ülkeme döndüm. Süveyda'nın tüm korkularını , açlığını yorgunluğunu merak duygusunu onunla birlikte yaşadım. Süveyda'nın tüm acılarını onunla birlikte yaşadım. Antalya'dan sonra Konya süreci canımı çok yaktı. Süveyda'nın hayatından herkes kendine bir pay çıkaracak evet ben de bunu hissetmiştim diyebileceği ağlayacağı elini kalbine götürüp içinin sızladığını hissedeceğini düşünüyorum. Okumaktan keyif aldığım kitaplığımda değerlerimin arasında yer alacak bir yapıttır. Sevgili Bilge Uzun'a yüreğini kalemine teşekkür ederim...
Bir arkadasım hediye etti...Kitabın içeriği ismiyle o kadar tezat geldi ki... Şuan ne okudum diyorum... Açıkcası şaşkınım...neyse yüreğine sağlık diyorum emek var...
Kûn Fe YekûnAhi Aratoğlu · Olimpos Yayınları · 2019223 okunma
Sevgili Canım Sabahattin Ali sevgi ve saygıyla anıyorum sizi… Bu kitap çok dokundu…böyle sevgi ve saygı ile yoğrulmuş bir aşkın sanki sürekli ayrılık içinde geçmiş olması , bu mektuplar beni çok hüzünlendirdi… ahhh keşke yaşamış olsaydınız ihtiyarlığınızı… siz hiç sitem etmeyecektiniz birbirinize… bu hayata yeniden gelme gerçeği olsaydı keşke… siz bir araya gelseydiniz… senin acı ölümün hiç olmasaydı… siz nasıl güzel sevmişsiniz… milyonlarca kez sevgiyle sizi anıyorum… Sevgililer gününüz kutlu olsun …