Ama sen yüzüp gittin. Hiçbir zaman balık olamayacağını biliyor muydun? Isık-Göl'e kadar yüzemeyeceğini ve ona "Selam Beyaz Gemi, ben geldim, ben!" diyemeyeceğini biliyor muydun?
Dün gece çocuğum öldü _ gerçekten yaşamaya devam etmek zorunda kalırsam yine yalnız olacağım. Yarın tanımadığım, kaba saba adamlar gelecek, yanlarında bir tabut getirecek ve onu, benim zavallı, biricik yavrumu içine koyacaklar. Belki arkadaşlar da gelir, çelenk getirirler ama bir tabutun üzerindeki çiçekler neye yarar? Arkadaşlarım beni teselli edecek, birtakım sözler söyleyecekler, sözler, sözler; peki ama bunların bana ne faydası olacak? Biliyorum ki sonra yine yalnız olacağım. Ve insanlar içinde yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yok.
İnanamıyordu. Onun bir daha kapıyı hiç çalmayacağına, tulumbada Muazzez'e su çektirip yıkanmayacağına, uzun entarisi ve beyaz saçlarıyla bu evin içinde bir daha dolaşamayacağına inanamıyordu. Bir gün yine gelmesi lazımdı. Muhakkak lazımdı.
Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; 'Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!' deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin mahluk hiçbir şeyi değiştiremez.