Fikret geniş anlamda sanatı da bir aşk olarak görüyor ve şöyle diyordu.
'Evet sanat bir aşktır ve yalnız aşiktan ibarettir. Sanatta yeteneği geliştiren ve onu yüksek dereceye çıkaran şey içtenlik ve aşktır....'
...babası yıllar önce bir günah işledi diye hıçkırıklara boğulan bu genç adam, belki de kendisi için ağlıyordu, çünkü günahkar babasını tüm kalbiyle sevmişti.