“ Sefer budur , yol bu ve karar bu ; terk et kendini çünkü iş budur yük bu. Ne yazık ki bu yolculuğun azığı yok , düşmüşüz karanlığa , başka yol yok . Haydi yürü , çek elini dünyadan güzellikle; gönlünü ve canını aydınlat ahiretle ! “
Freud ; “Bu kitapları okumayı düşünüyordum… Ah , şu entelektüellerin üç milimetrelik iris aralığından beynin içine tüm bu bilgileri aktarmak için sarf ettikleri çabalar“
Breuer ; “ Muhteşem bir imge . Schopenhauer ve spinoza damıtılmış bir halde , yoğunlaşarak gözbebeği aracılığıyla huniden geçiyor , optik sinirleri geçiyor ve doğruca art kafadaki bölgeye giriyor. Gözlerimle yiyebilmeyi çok isterdim
ama artık ciddi okumalar yapamayacak kadar yorgunum. “
O arkadaşların çoğu öldü. Kimi zamam “artık sıkılıyoruz burada, sen de gelsene”dediklerini duyar gibi olurum. Diri olanların burada adlarını vermeyeceğim. Çünkü bir mevsimde bir ağaçtan bir kiraz tadarsınız,tadı damağınızda kalır. Ertesi mevsim ağaca yine uğrarsınız. Bir mevsim önce tadına doyamadığınız kiraz, onu kopardığınız dalda yoktur. Ya ağaç, ya siz ya da ikiniz de değişmişsinizdir. Ben ağzımın tadını kaybetmedim. Belki onlar kaybetmişlerdir. Rahatsız etmek istemem.