Doğal olarak zamanında bizim "elbet bir bildikleri vardır" dediğimiz yetişkinlerin aslında hiçbir halt bilmediklerine yakından şahit oluyorsun. Üstelik toplum önünde olup gündemi belirleyen kişiler açısından da benzer bir durum söz konusu.
İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım... Ama nasıl yaşayacağım!.. Bundan sonraki hayatım nasıl dayanılmaz bir işkence olacak!.. Ama ben dayanacağım... Şimdiye kadar olduğu gibi...
Yapacağım çok şey var, hayatın sonsuza dek süreceğini sandığım günlerde hep ertelediğim şeyler bunlar, sonra, hayatın yaşanmaya değmeyeceğine inanmaya başlayınca da unuttuğum.
Biz bu örümcekli kafadan ne zaman kurtulacağız. Kadını erkeğin arkasına atan, onunla bir mecliste oturamayan, bir çatı altında kadın erkek birlikte bulunmak gerekince araya perde geren toplum hiç bu çağın toplumu olabilir mi?