Ebru

O zaman haykırarak ağlıyorum; dünya ve yaşam ve insanlar ve her şey hakkında isimsiz bir endişe ruhumu eziyor.
Sayfa 99
Reklam
Yoksa çıldırıyor muyum? O zaman en mantıklı şey beni bir yere kapamak, çünkü insanlar özellikle delinin ve ölüyor olanın sözlerinden alçakça korkarlar.
Sayfa 94
Felsefe
Nasıl oldu da ben bir suçlu haline geldim? Yoksa suçlu değil miyim? Neden, o zaman, her dilde bana böyle hitap ediliyor? İnsan dili dedikleri ne de sefil bir icat, bir şey söylüyor ama başka bir şey ima ediyor!
Sayfa 93
Felsefe
gördüğüm en güzel sorgulamalardan.
Neredeyim? Dünya demek ne demek? Bu kelimenin anlamı nedir? Kim beni bütün bu olanların içine atıp orada öylece bıraktı? Kimim ben? Bu dünyaya nasıl geldim? Neden kimse bana bir şey sormadı? Sanki ben insanların ruh satıcısından alınmışım gibi neden kimse bana kurallardan bahsetmedi? Gerçeklik adı verilen bu şeye nasıl dahil oldum? Neden? Bu bir tercih meselesi değil miydi? Eğer dahil olmaya mecbur tutuluyorsam yönetici nerede — ona bu konuda söyleyecek bir çift sözüm var. Yönetici yok mu yoksa? Şikayette bulunabileceğim biri?
Sayfa 92
Felsefe
İpin ucuna geldim. Yaşamdan iğreniyorum; yavan — tatsız ve anlamsız. Pierrot’dan daha aç olsaydım, insanların sunduğu açıklamayı yemek istemezdim. Kişi hangi ülkede olduğunu koklamak için elini toprağa sürer; bense elimi dünyaya sürüyorum — kokusu yok.
Sayfa 92
Felsefe