Her şey bir anda olmaz, elbette. Yavaş yavaş, çaktırmadan başlar. Başlarda değişiklikleri fark etmezsiniz bile ve kendilerini gösterdiklerinde o kadar küçüktürlerki onları gönül rahatlığıyla kabullenir, hayatınıza minicik bir ayar çekersiniz. Herkes hayatına minicik bir ayar çekebilir. Çok geçmeden daha büyük bir değişiklik olur ama siz yine kolaylıkla ayak uydurursunuz. Gerçekten lafı bile olmaz. Bir değişiklik daha, bir ayar daha derken bir de bakarsınız ki esasen tanınmaz hale gelen fakat normal sandığınız bir hayat sürmeye başlamışsınız. Bir yabancının hayatını yaşıyorsunuzdur artık fakat bundan hiç rahatsız olmazsınız.
"Ayırdığım tüm zamana değiyorsun," dedi Barış. "Benden hoşlanıyorsun, bende senden hoşlanıyorum. Üstelik elini tutmayı da çok seviyorum. Sevgilim olsana."