Nevin sevinc

Nevin sevinc
@Nsevincc
Puan vermedi
Uzun uzadıya anlatılmaya ihtiyacı olmayan bir kitap gariptir ki bence tamamen anlaşılamamak belki de anlatamamak gibi koca bir meselesi olsa bile. Insanlar sadece yaptığımız kadarıyla ilgilenir biz de insanların yaptıklarımıza ne tepki verecekleri ile Anna bence bu döngüyü bozmak isteyen sonunda ise yazarının onu mağlup ettiği bir savaş verdi. Kazanmasını ne çok isterdim..
1000Kitap
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Öneri yazısı
Puan vermedi·382 syf.··
2022 72. kitabı
“İnsanlar yargılanmadan öldürülebilir, insanlar bir gecede kaybolabilir, doğal hakkı için gösteri yaparken dövülüp tutuklanabilir. İşkence görebilir; gördüğü işkenceden sakat kalabilir. Kendi kaderine sahip olmaktan men edilebilir. Seçtiği temsilcileri bile oligarşi atar. Düşüncesini hiç bir kısıt duymadan yazamaz, çizemez, anlatamaz. Kitaplar, dergiler, gazeteler toplanır, yasaklanır. Kimse yarınından emin olamaz. İş güvencesi sadece bir öykünme düzeyinde kalır. Soyulur, ünlü deyimiyle soğana çevrilir, sesini yükseltemez. Emeğin karşılığında sadaka düzeyinde ücret alır. Ve bütün bunlar demokrasi adına yapılır.” Yakın geçmişimize bir bakış ve bugünü daha net görebilmek için okunması gereken kitaplardan sadece biri, özellikle her taşın altından çıkan bir politika gerçeğimiz varken. Kitap 1950 yılından, Demokrat Parti iktidarı ile başlayan ve Adalet Kalkınma Partisinin iktidara geldiği 2002 seçimlerine kadar olan dönemi kapsıyor. Okuyucu tüm bu dönemi kronolojik ve analiz edilmiş şekilde öğrenebilir. Özellikle o dönem özelinde yapılsa dahi günümüz için de geçerli olacak tespitleri üzerinde durup düşünülmesi gerekenlerden. “Büyüklü, küçüklü diktatör taslakları ve siyaset madrabazları, halk kitlesinde hiç akıl ve muhakeme bulunmadığı kanaatindedirler. Ağızlarına bir şeker parçası sıkıştırılan çocuklar nasıl memnun edilirse, bunların da psikolojik bazı lütuflar ve nutuklarla kazanılacağına emindirler.” Politikayı elbette sevmek ya da politikayla ilgilenmek zorunda değiliz ancak benliğimizin ve haklarımızın farkında olmak birey olarak var olmak için, içinde yaşadığımız toplumsal gelişmelere karşı kör ve sağır kalmamalıyız. Hele ki bizim gibi demokratikleşme serüvenini henüz tamamlayamayan belki de demokratikleşmenin ne olduğunu dahi anlamayan toplumlar için böyle kitaplar
1000Kitap
Türkiye'nin Demokrasi Tarihi-1950'den GünümüzeTevfik Çavdar · İmge Kitapevi · 201362 okunma
Mutluluk Veren Bilgi
Puan vermedi·520 syf.··
2022 63. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2022 15:19
Mutluluk veren bilgi... Bilen insan, bilginin insanı ne denli yüceltiğine dair bir çok haklı tespitle süslenmiş beyitleriyle dönüp dönüp okunması gerekenler listenizde yer almalı bence. Kitapta insanın asıl amacının iyi olmak ve iyilikler yaparak bu dünyayı terk etmesi ve ardından iyi anılması insan için en büyük mutluluk olarak sunuluyor. "Kötünün düşmanı yoktur kötü ölüdür" aslında kötüye de nasıl bakıldığı daha iyi anlatılamazdı galiba. Bunun yanında yazar, insanın bu iyi olma yolculuğunun kolay olmadığını bu yoldaki en büyük düşmanın yine insanın kendisinin olduğunu da dile getiriyor. Okurken bol bol varlığımızın gayesini sorguladığımız beyitleri ara ara yine okumakta yarar var diye düşünüyorum. İnanç açısından bakarsak yazar ilahi bir bakış açısıyla öteki dünyayı işaret ederek, dünya hayatının geçiciliği ve insanın bu dünyayı fazla önemsememesi gerektiğini söylese de "Geçiçi dünyanın üzüntüsü altında kaldım"da diyor. En nihayetinde hepimiz öldükten sonra yok olacağımıza ya da varlığımızın devam edeceğine inansakta bir gerçek var ki bu dünyaya geldik yaşıyoruz ve gideceğiz ki yazarın en haklı olduğu yerlerden biri de bu bence varlığımızın bir yararı olmalı yoksa geçen ömür vakit kaybından başka neye yarar ki ? Kitapta da sık sık hatırlattığı için yazarı hayır dua ile anıyorum. Düşüncelerin zaman kavramı iyi ki yok diyorum yoksa böyle şahane eserlerin zamana yenilmesi ne denli bir kayıp olurdu.
Edebiyat
Kutadgu BiligYusuf Has Hacip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,403 okunma
şahane bir kitap
Puan vermedi·464 syf.··
2022 2. kitabı
Hokka ile kalemi ve yazmakta olan şeyleri tanıklığa çağırıyorum. Yanıltıcı akşam karanlığını, geceyi ve gecenin canlandırdığı her şeyi tanıklığa çağırıyorum. Ayın on dördü ile şafak vaktini tanıklığa çağırıyorum. Kıyamet gününü ve kendi kendini kınayan ruhu tanıklığa çağırıyorum. Her insanın daima zararda olduğuna dair, her şeyin başlangıcı ve sonu olan zamanı tanıklığa çağırıyorum Hakikat nedir ? Bu kitap bu soruyu kendimize uzun uzadıya soracağımız bir kapıyı aralıyor. Derviş Nuri üstelik bunu insanın en savunmasız belki de en tabusu olduğu yerden sorgulamaya başlıyor. Allah'ı ve bu dünya denkleminde Derviş Nuri ve ailesine düşen payı onunla birlikte okuyucuda kendi hayatı üzerinden ele alıyor. “ Benim bir yüreğim var, o da acıyla dolu şimdi. Duam, cezam, hayatım, ölümüm, hep dünyayı yaratan Allah’a; acımsa bana aittir.” Ne için buradayız bu dünyanın bir derdi mi var yoksa bütün mesele bizim içimizdeki dünyada mı olup bitiveriyor. Dış dünyamızda kadere teslim olalım iyi ya iç dünyamız kalbimizin sahipleri işte onları tüm özgürlüğümüzle biz yerleştiriyoruz ya oraya bunun sevincini de kederini de nasıl bizden başkasına yükleyebiliriz ki ? “Herkesin geziye çıkmasını, hatta gereğinden çok aynı yerde kalmamasını sağlamak gerekir. İnsan ağaç değildir. İnsanın mutsuzluğu bağlılıktır. Bağlılık insanın cesaretini yok eder, kendine güvenini azaltır. Bir yere bağlanmakla insan, uygun olmayanlar dahil, bütün şartları kabullenmiş ve kendisini bekleyen belirsizlikle kendi kendini korkutmuş olur. Değişiklik ona, terk etmek, elde ettiklerini yitirmek gibi görünür. İşgal ettiği yere gelip başkasının yerleşeceğini, kendisinin de her şeye yeniden başlamak zorunda kalacağını sanır. Gerçek yaşlılığın başlangıcı , yerleşmektir. Korkmadığı sürece, gençtir insan. Aynı yerde kaldıkça ya
Edebiyat
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Timaş Yayınları · 20242,195 okunma
İlk Kitabınıza Başlayacaksanız Şahane Bir Öneri: Eşekli Kütüphaneci
Puan vermedi·147 syf.··
2022 3. kitabı
Eşekli Kütüphaneci 1940lı yıllarda Ürgüp’te geçen olayları konu edinen Larisalı Dimitros ve Ürgüplü Aziz’in kardeş şehir hikayesini Mustafa Güzelgöz’ün derin kitap tutkusunu ve kısacık hayatında Anadolu insanının çok sevdiği Refik Başaran’ın hayatlarını bizlere aktarıyor. Mustafa Güzelgöz ciddi bir aydınlanma mücadelesine giriyor zifir karanlığa elindeki tek umudu kitap ile dalıyor. Görevli olarak atandığı kütüphane memurluğu için taşraya giden Mustafa Bey ne doğru düzgün bir kütüphane bulabilir ne bir kitap ne de onu bekleyen kimse. Bunun üzerine eşeği ile birlikte köylere kitap ulaştırmaya karar verir ve eşeğine yüklediği kitaplarla köy köy gezmeye başlar bu yüzden de Eşekli Kütüphaneci olarak anılır. Aklındaki tek şey Anadolu insanını yüzyıllardır süren uykusundan uyandırmaktır. “Kendi kendime gece gündüz düşünüyorum. Cahilliği yok edecek ilaç bilim değil mi? Evet bilim işte oda kitapların içindedir. Cahilliği ancak okumakla yenebiliriz. Karanlığı okuyup öğrenmekle, kafayı ışıklandırmakla yenebiliriz.” Köylüler elinde kitapla onları ziyarete gelen Mustafa Bey’i ilk zamanlar pekte istekli karşılamazlar. Çünkü köylünün düşünebildiği tek şey geçim derdidir. "Beyim diyor, bizim yolumuz, çeşmemiz, köprümüz yok, kitaplığı ne yapacağız? Anlatıyorum ona eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur” Ancak Eşekli Kütüphaneci asla yılmaz ve vazgeçmez her gün köyleri dolaşmaya devam eder ve köylülere okuma alışkanlığını kazandırır. Ciddi uğraşları sonucu kitap sayısını ve okuyan sayını artırır. Zifir karanlığın içinde doğan ışıklar giderek çoğalır. “Bilmezliğin tarlasına bir küçük fidan diktim. Eğer destek olursanız bu fidan büyüyecek dedim.” Fidan yavaş yavaş büyümeye Eşekli Kütüphanecinin de ünü yayılmaya başlamıştır. Ancak bizim topraklarda insanın
Edebiyat
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,4bin okunma