Asla uyutmayan bir yorgunluktu bu, çünkü düşüncelerin birbirini kovaladığı, fikirlerin birbirini parçaladığı, soruların fırtınalar yaratıp yağmurlar gibi yağdığı, kapalı gözlerinin o karanlığında yapayalnızdı sonje. Zihnindeki savaşta tek başınaydı, kendiyle savaşırcasına.