Nurcuk

Nurcuk
@Nurdengiz
“Üzülme, dedi. İnsan bazen mecbur kalır.”
Öyle bir sihirbazdın ki Beni bile kaybettin. Biliyorsun, ben hangi şehirdeysem, yalnızlığın başkenti orası. Sen, Aklım ve kalbim arasında kalan, en güzel çaresizliğimsin. Özenle katlanmış bir mendil gibisin. Sil beni ne olur, kırk yıllık, kirim pasım gitsin. Sen bakma bana bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma. Ben çok gülerim, ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz. Peki ya sizin hiç fotoğrafını açıp, yüzünün en ince ayrıntısına kadar, incelediğiniz biri oldu mu? Uçmak için kuş olmak gerekmiyor, Küçük sevinçler olsun yeter. Ve insan... en çok kimde kaldıysa, en çok O'ralı oluyor. En uzun süren sevdalar; " yarım kalanlardır. " Şimdi bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ehline denk gelmeyen her şey ziyan olur. Can da, inci mercan da. Herkes aynı değil ki azizim Yüzlerce kalbi ziyan eden de var, Bir kalbi yüz bin defa seven de.
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme. Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme. Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı? Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme. Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme. Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için. Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme. Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan. Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme. Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan. Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme. Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer; Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme. Ey, cennetin cehennemin elinde olduğu kişi, Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme. Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize, O zehri o şekerle sen bir ediyorsun, etme. Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle. Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.
"Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar."
Biz, her şeye hayret eden bir millet olduğumuz için albayım, sevinç ve şaşkınlıkla ellerimizi çırpıyoruz. Zaten her zaman alkışlarız. Beğensek de, beğenmesek de, oyumuzu versek de, vermesek de, her şeyi oyun sandığımız için durmadan ellerimizi çırparız. Ruhbilimciler de öyle söylüyor: Çocuk kalmak iyiymiş. Biz de iyi kaldık albayım; medeniyet bizi bozamadı.