“Hocam, bu sarılma denen şey ne kadar önemliymiş meğer. Keşke daha önce birbirimize doğru düzgün, adam gibi sarılabilseydik. Biz kıymetini bilememişiz.”
…Bir mezarlığın yanından geçerken duyduğunuz yanlızlık ve çaresizliğin aynısını her sabah o viyadüğün üzerinde yaşarsınız.
Yaşadıklarınızdan kan ter içinde kalırsınız. Ama bir şeye hâlâ inanırsınız nedende. Bu dünyada hâlâ rüzgarlar esiyor ve onlar sizin terinizi kuruturlar. Mutlaka kuruturlar…