“Bir yerde uzun süre kaldığınızda, dünyanın ne kadar büyük ve uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz. O enlem ve boylamların uzunluğunu algılayamıyordunuz. Kendi içimizdeki uçsuz bucaksızlığı da algılayamadığımız gibi…”
“Yani artık bir kediye bakmayı bile beceremediğini düşünmüyorsun. Sen ona bakılabilecek en iyi şekilde baktın. Sen onu ne kadar seviyorsan oda seni sevmişti. Ve belkide ölümünü görmeni istemedi. Biliyorsun, kediler anlar. Zamanlarının geldiğini bilirler. Voltaire dışarı çıktı çünkü ölecekti ve öleceğini biliyordu.”
Birazcık üstü kapalı spoiler var incelememde ama okunmaya değer bence :)
Hasan Sabbah tarihteki en ilginç karakterlerden biri. Acımasızlık ve sevgi arasında gidip gelen ama yıllardır kurduğu plana sadık kalan çevresindeki herkesi yok oluşa götürse de asla vazgeçmeyen bir karakter. Psikolojik iç dünyası da gayet iyi anlatılmış Alamut’ta. Çok sağlam bir alt felsefeye sahip. Algıladığımız var algılamadığımız ise yok gibi. Peki bir hiç uğruna kandırılsaydınız bir fedai gibi öğrendiğinizde tepkiniz ne olurdu? Bize öğretilen bilgiler gerçek mi yoksa sadece birilerinin bize uydurduğu bir hikaye mi? Günümüze de yakın bir alt felsefe.Hakikat gerçekten nedir? İnancın bu derece de etkili bir silah olabileceğini hiç düşünmemiştim. Koskoca bir imparatorluğu yıkabilecek kadar. Suikastin doğuşu gibi.
Ufuk açıcı bir kitap. İnsanda yolunda gitmeyen bir şeyleri değiştirebilecek türden.