Boşuna yıllar yılı okunacakların arasına girmemiş bu kitap! Peyami Safa ‘nın küçük kahramanı dizindeki artrit nedeni ile çektiği sıkıntıları anlatmakta. Acının çaresizliğin ve hayattan sessiz vazgeçişin böyle usta bir dille anlatılışı insan kalbine dokunmakla kalmıyor aynı zamanda gözlerimizi yaşartıyor. En azından benim için öyleydi. Hasta bir insan psikolojisinin ne denli işlendiği ve üstüne aşk acısı eklenen karakterin çaresizliği bize geçirildiği o muhteşem satırlar.
Sözde senden kaçıyorum
Dolu dizgin atlarla
Bazen sessiz sevdasın
İpekten kanatlarla
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
Karşıma çıkıyorsun
En serin imbatlarda
Adını yazıyorum
Bulduğun fırsatlarla
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
Sözde senden kaçıyorum
Dolu dizgin atlarla
Ne olur bir gün beni
Kapından olsun dinle
Öldür bendeki beni
Sonra dirilt kendinle
Çarpsam kara sevdayı
En azından yüzbinle
Nasıl bağlandığımı
Anlarsın kemendinle
Kaç defa çıkıp gittim
Buralardan yeminle
Ama her defasında
Geri döndüm seninle