Alışılmışa alışmayan insandır temelde uygar kişi — içinde bulunduğu toplumsal çerçeveye alışır alışmasına, ama alışmaya alışamaz bir türlü. Garipser durur...
Öteki kişi(ler) kendi ortam(lar)ındadır(lar), kendi ilkelerine uygunluk içindedir(ler); uygar kişinin ise belirgin, hazır bir ortamı yoktur, ilkelerini de hep yeniden gözden geçirmek için, sürekli askıda tutar — bu yüzden yanılmak zorundadır; ters, aykırı düşmek zorundadır...
İnsanlığın genel (alışılmış) durumu, salt aşırılık ile salt dengelilik (durgunluk) arasında gidip gelir —bu yüzden gerçek uygarlık çok enderdir, çünkü dengeli aşırılık enderdir. (Uygar kişi, biteviye uygar olmayan insandır —yoksa çok can sıkıcı bir şey olurdu uygarlık!)
Uygar kişi uygar olmaya(da)bilen insandır; çünkü uygardır zaten —uygar olmak zorunda değildir.