Nurşah Topal

Nurşah Topal
@Nursahtopall
Psikolog
Çukurova Üniversitesi
9 Kasım
19 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İntihar üzerine
Puan vermedi·104 syf.··
2023 35. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 21:00
ALBERT CAMUS’ NUN DÜŞÜŞ’Ü VE İNTİHAR ÜZERİNE Derin anlam genişliği içinde birçok yazarın eserlerinde kendine yer edinen intihar, insanın irade gösterdiği eylem alanlarından sadece biridir. Psikolog Stengel, "İnsanoğlu, evrimin bir aşamasında sadece hemcinslerini ve hayvanları değil, kendisini de öldürebileceğini keşfetmiş olmalıdır." diyerek tarih içerisinde hiçbir dönemin intiharsız geçmediğine işaret etmiştir. Bu tarih boyunca ölüm, nihai bir yok oluş, sonsuz mutluluğa açılan kapı, bir ceza, zaaflardan ve acılardan kurtuluş ve onların üzerindeki zafer, sevgiliyle yeniden kavuşma ve sonsuz huzur gibi birçok şekilde algılanmıştır. Böylece, intihar da bütün bu anlamları hatta daha fazlasını içermiştir. Bir insanın ölmesi için her zaman nedenleri varken onun yaşamasını haklı çıkarmak olanaksız mıdır? Camus’nun felsefi görüşünden bakıldığında insan kendini duygu ve davranışlarıyla dünyada konumlandırmaya çalışır. Bu konumlandırma içinde ‘’Yaşamın anlamı nedir?’’ sorusu çok fazla gündeme gelir. Camus’ ya göre yaşam bizi aşan bir durumdur ve onu anlamak mümkün değildir. Özne olarak fark edilmesi gereken ilk gerçeklik yaşamın bizzat kendisidir ve yaşamakta olduğundur. Üstelik bu oluşun herhangi bir alternatifi de yoktur. Bu alternatifsiz ve kendiliğinden olan durumu iki temel görüşünden biri olan Absürt kavramıyla karşılar Camus. Asıl dikkat edilmesi gereken burada tek başına ne özne olan birey ne de tek başına nesne olan dünya absürt değildir .Absürt bir varlığı değil bir ilişkiyi temsil eder. Bu ilişkiye göre insanın dünyaya dair beklentileri ve dünyadaki oluşturmak istediği düzen ile dünyanın susuşu ve karşısındaki bilinçten haberdar olmayışı dünyayı ve hayatı anlamsızlaştırmaktadır. ''Gerçekten de cennet bu değil miydi ? Aziz bayım:
İnsan ve Hayat
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İNSANLIK HEP GELİŞİR VE DAHA İLERİYE Mİ GİDER
Puan vermedi·445 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2023 14:39
1750-1837 yılları arasındaki suçlulara uygulanan cezaların değişimini konu alan bu eser aslında suçlulara yönelik bir davranış bilim arkeolojisidir diyebiliriz. Modern insanın tarihsel yaklaşımı ‘’öyle ya biz bu barbar insanlardan ne öğrenebiliriz’’ şeklindedir. Çünkü ‘’ESKİ İNSANLARI SON GARİBAN VAHŞİLER OLARAK DEĞERLENDİRİRİZ’’ . Peki ya eski insanlara ahlaksal üstünlük sağladığımıza olan bu inanç günümüz ve eski arasındaki benzerlikleri yok saymaya sebep olursa... Eski adalet sisteminin amacı adil olmak değildi toplumu korumaktı, çoğu zaman toplum düzenini korumaktan sadece iktidarın çıkarını korumayı amaçlıyordu. Foucault’da bu kitapta disiplin ve ceza üzerinden güç ve iktidarın yapısını anlamaya çalışıyor. 1789’daki Fransız devriminden sonra anayasal hukuk devletlerinin ortaya çıkması imparatorlukların yerini devletlerin almaya başlamasıyla birlikte suçluları cezalandırma ve disipline etme yöntemimiz nasıl değişti? (18.yüzyılda idamda başarısızlık iktidarın başarısızlığı olarak görülüyordu) Suçluları neden cezalandırıyoruz? Bedensel cezalar yerini ne tür cezalara bıraktı? Modern hapishanelerin bir prototipi olan panoptikon modeliyle(Yüzükler Efendisi filmindeki sauronun gözünü hayal edin )başlayan ideal cezaevi sistemi neden ve nasıl kuruldu? Zekice tasarlanmış bu binada artık suçlular cezalandırılmaktansa ıslah adı altında bir günlerinin kontrolüyle nelerin amaçlanmış olabileceği kitapta açıkça değerlendiriliyor. Foucault ‘ ya göre suçluları kontrol etmek için bir sacayağı oluşturulmuştur. Bunlar gözetim, normalleştirme ve incelemedir.(Öyleyse şehirlerdeki mobeseler de bizleri açık hava hapishanesinde yaşatıyor diyebilir miyiz? İlerledikçe görüyoruz ki halkı suç işlemekten caydırmak ve itaat etmeye ikana etmek için bedensel cezalar yerini zihni ve
Suç ve Ceza
Hapishanenin DoğuşuMichel Foucault · İmge Kitabevi Yayınları · 20131,382 okunma