Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
şu Mayıs gecesi rıhtımdan geçmeliyiz
söğütlerin altından, gülüm,
ıslak salkım söğütlerin.
Bir yazı daha yumrukluyor buzdan ellerim
Sönen lalelerden ve aradığım şeyhten
Payıma düşen baş ağrıtan bir lodos oldu, kesilmedi ama sesim
Çünkü bilirim sonbaharın sakladığı ılık yeniden doğuşları
Çünkü bilirim karnında nefes bulanın kıymetini
Bilirim dedim, bunları bil.
Yağız Gönüler
Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuza varmak...
Necip Fazıl Kısakürek
Âsâf'ın mikdarını bilmez Süleyman olmayan,
Bilmez insan kadrini âlemde insan olmayan.
Âsâf’ın değerini Süleyman olmayan bilmez,
(Âsâf, Süleyman peygamberin veziridir.)
Dünyada insan olmayan insanın değerini bilmez.
Zülfüne dil vermeyen bilmez gönül ahvâlini,
Anlamaz hal-i perişanı perişân olmayan.
(Sevgilinin) Saç lülesine gönül vermeyen gönül hallerini bilmez,
Perişan olmayan perişan olanın halinden anlamaz.
Rızkına kâni olan gerdûna minnet eylemez,
Âlemin sultanıdır muhtâc-ı sultân olmayan.
Rızkına kanaat eden dünyaya minnet etmez,
Sultana muhtaç olmayan dünyanın sultanıdır.
Kim ki korkmaz Hak'dan andan korkar erbâb-ı ukûl,
Her ne isterse yapar Hak'dan hirâsân olmayan.
Kim ki Hak’tan korkmaz, akıl sahibi insanlar ondan korkarlar,
(Çünkü) Hak’tan korkmayan her ne isterse yapar.
İtiraz eylerse bir nâdân ZİYÂ hâmûş olur,
Çünki bilmez kadr-i güftârın sühan-dân olmayan
İtiraz ederse bir cahil, Ziya sessiz kalır,
Çünkü güzel söz söylemeyen, sözün değerini bilmez.
Ziya Paşa