— ‘Kimse kimse umrumda değildir benim’ derdi sık sık.
— ‘Salonlarda sergilenmek için değil kiliselere asılmak içindir benim resimlerim. Resmimi anlayan anlar , anlamayan tanrısına nasılsa duasını yine yapacaktır. Sosyete insanlarının resimlerimden anlamıyorlar diye ayıplamam. Onların da anladıkları başka şeyler var: Kağıt oyunları, iyi şarap, atlar gibi… Soylu biri bundan daha fazlasını bilip de ne yapacak ? Asıl her şeyden azar azar anlayan akıldanelerden korkmalı insan.
Günümüz ressamlarının , ‘alaylı’ diye küçük gördükleri mucize ressamlardandı kendisi. Ama ‘alaylı’ ressamları hiç mi hiç yıldırmazdı bu suçlamalar , tam tersine yeni bir coşkuyla sarılırlardı işlerine ve kendilerine ‘alaylı’ aşağılamasının yöneltilmesine neden olan resim anlayışlarını bırakmazlardı. Yüksek bir sezgi güçleri vardı ve bu güçlerle her nesnedeki gizli düşünceyi sezerlerdi.