Nâzım, dil kavrayışı ile bir dirimdir Türk şiirinde. Birdenbire. İnsanca hastalıklı ve insanca sağlam. Anlattığı kendisidir. Yukarıdan bakmaz, içinde olduğunu anlatır. Heybeye yaslanandır o, ımızganır, eleştirmez, gelecek günleri düşünür. Bu yüzden biraz vahşidir, yabandır, ödünsüzdür, bağışlamaz. Ve sanırım aslında onun rahatsız ediciliği -politika ve şiir alanında- daha çok buradan gelmektedir.
"Zamanın başlangıcında Doğa yasaları muhtemelen şimdikinden çok farklıydılar. Bu nedenle, Doğa yasalarının uzay-zaman boyunca hep aynı kaldığını değil, çağdan çağa sürekli bir değişim içinde olduğunu kabul etmeliyiz."
Göz açıp kapayana dek kudretin imgesi, otomobilde dört genç gelip geçmişti yanımızdan - mahalleden çıkıp eğlenmenin doğru şekli buydu işte. Doğru olmayan bizimkiydi: yayan, çirkin giysili, garibandık.
Nesnelerin, insanların, apartmanların, sokakların içinde çekilmez bir şeyler vardı ve ancak her şeyi bir oyun gibi yeniden yarattığımızda kabullenilebilir bir hale geliyordu. Önemli olan bunu oynamayı bilmekti ve bunu sadece ben ve o, biz ikimiz biliyorduk.