Küçük Prens okuması çok kolay olsa da özümlemesi en zor kitaplardandır. Aslında ilk yazımında yaklaşık 1000 sayfa da olsa yazarın "Mükemmelliğe eklenecek birşey kalmadığında değil çıkarılacak bir şey bulunmadığında ulaşılır." sözü ile birlikte 107 sayfaya (Can çocuk Yayınevi) düşer. Aslında yine 1000 sayfa ama sadece 1000 sayfalık bilgiyi bize 105 sayfa da verir.
Önce büyükler tarafından anlaşılmayan bir çocuğu anlatır bize, anlaşılamaz çünkü çocukluğunu unutmuştur etrafındaki büyükler ve onların arasından büyük rolü yaparak çıkar çocuk, bir gün gerçekten büyür ve pilot olur.
Sonraki ve asıl bölüm ise B-612 isimli gezegeninden evreni dolaşmaya çıkan bir çocuğun(prensin) hikâyesidir görünüşte aslında olansa kendi kabuğunu kıran bir çocuğun insanlara ne olduklarını haykırışıdır. İçimizdeki kralları, kendimizi beğenmişliklerimizi umutsuzluklarımızı, amaçsızca toplayıcılığımızı ve aklımızı kenara bırakıp sorgulamaksızın robotlaşmışcasına sadece emirlere uymamızı ve insanlık için bilimle uğraştığımızı söyleyip insanlığı unutuşumuzu vurur yüzümüze. Kısacası işte çocukluğunu unutmuş insandır karşımızdakiler artık.
Bu iki kişi karşılaşır çölde küçük prens çocukça isteklerde bulunur, pilot başta anlamaz çocuğu ama kısa sürede yeniden içindeki çocuk hayat bulur. Sonra da çölün ortasında bırakır bizi bize küçük prens. Artık seçim bizimdir, zira doğruları bilmek doğrular yapmak anlamına gelmez.