Osman Aygün

Osman Aygün
@Oa89
free your mind

Osman Aygün

, bir kitap okudu
6/10
·584 syf.·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2020 01:47
·
2020 28. kitabı
Adolf Hitler
7.5/10 · 12,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
#30AgustosZaferBayrami
“Kurtuluş için, bağımsızlık için eninde sonunda düşmanla bütün varlığımızla vuruşarak onu mağlup etmekten başka karar ve çare yoktur ve olamaz!” Mustafa Kemal Atatürk
Tarih
:) Günümüz genetik mühendisleri artık bir bakterinin DNA’sına Yeni Ahit’i ya da başka herhangi bir şeyi yazabilecek teknolojiyi ellerinde tutuyorlar. Bir bilgi teknolojisindeki simgelerin “anlamı” keyfi seçilir. Dolayısıyla, bizim 28 harfli alfabemizin harflerine (büyük ve küçük harflere ve hatta noktalama işaretlerine) DNA’nın 4 harfli alfabesindeki kombinasyonlardan -diyelim ki, üçlü kombinasyonlardan- simgeler belirlememiz için bir neden yok. Ne yazık ki, bakterinin içine Yeni Ahit’i yazmak beş yüzyıl kadar alacaktır; bu yüzden de kimsenin bu işle ilgileneceğini sanmıyorum. Varsayalım ki, birileri bunu yaptı; bakterinin üreme hızı o denli fazladır ki, tek bir günde Yeni Ahit'in 10 milyon kopyası çıkartılabilir. İnsanlar DNA alfabesini okumayı bilselerdi, bu bir misyonerin en büyük düşü haline gelirdi. Tabii bir de bakterideki karakterler öylesine küçük ki, Yen Ahit'in 10 milyon kopyası bir topluiğne başının yüzeyinde aynı anda dans edebilirdi.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Bilim
ÇOKLU EVREN
Princeton'daki bazı fizikçi­ler, evrenimizin belki de 13,7 milyar yıl önce iki devasa membranın çarpışmasıyla ortaya çıktığını düşünmektedir. O dehşet veri­ci çarpışmadan doğan şok dalgalarının evrenimizi yaratmış ola­bileceğine inanmaktadırlar. İşin dikkat çekici olan yanı, bu garip fikrin deneysel sonuçları araştırıldığı zaman, elde edilen bilgile­rin şu anda Dünya çevresinde dönmekte olan WMAP uydusu­nun gönderdiği sonuçlarla örtüştüğünün görülüyor olmasıdır. (Buna "Big Splat - Büyük Şapırtı" kuramı adı verilmektedir). Bir gerçek, çoklu evren kuramının lehinde görünmektedir. Doğanın sabitlerini incelediğimiz zaman, bunların yaşam için çok ince bir şekilde "akort edildiğini" görürüz. Eğer nükleer kuvvetin şiddetini arttıracak olursak, yıldızlar yaşamın başla­masına izin vermeyecek kadar büyük bir hızla yanmaya başlar. Nükleer kuvvetin şiddetini azaltacak olursak yıldızlar yanmaya başlayamaz ve yaşam ortaya çıkamaz. Kütleçekiminin şiddetini arttırırsak evren hızlı bir Büyük Çöküş ile ölür. Kütleçekiminin şiddetini azaltırsak evren hızla genişleyerek Büyük Donmaya ulaşır. Aslına bakılacak olursa, doğanın sabitleri ile ilişkili olan ve yaşamın ortaya çıkmasına yol açan bir sürü "kaza" vardır. Öyle görünüyor ki evrenimiz hepsine de yaşam için "ince ayar" yapılmış pek çok parametreden meydana gelen bir "yaşama elverişli bölge" içerisinde bulunmaktadır. Böylece, ya evrenimi­zi yaşam için "tamamen uygun" olacak şekilde seçen bir Tanrının var olduğu sonucuna ulaşırız, ya da ortada çoğu ölü olan milyarlarca evren bulunmaktadır. Freeman Dyson'un söy­lediği gibi, "Evren, bizim gelmekte olduğumuzu biliyormuş gibi görünmektedir." Cambridge Üniversitesi'nden Sir Martin Rees, bu ince ayarın aslında çoklu evren için ikna edici bir kanıt olduğunu yazmıştır. Yaşama olanak sağlamak
Sayfa 270·Kitabı okudu
Bilim