İçimdeki her hücre, bu bencilce arzuyla bir ölüm kalım savaşı veriyordu. Bir yanda beni çaresiz bırakan ağrılar, diğer yanda onun son nefesini beklemenin utancı… İkisi arasında asılı kalmıştım, yere değemeyen bir gölge gibi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zeytindağı , Falih Rıfkı Atay ’ın bir savaş günlüğünden çok bir medeniyet sorgulamasıdır. Kitap, Osmanlı’nın Ortadoğu’daki son yıllarını bir subayın gözüyle değil, vicdanı olan bir aydının gözünden aktarır. Atay, imparatorluğun çürüyüşünün sadece askeri yenilgilerden değil, düşünsel ve idari çöküşten kaynaklandığını vurgular.
Zeytindağı nda, Kudüs’ten Şam’a kadar uzanan geniş bir coğrafya; yoksulluk, açlık, hastalıklar ve umutsuzluk ile çizilir. Falih Rıfkı, bu coğrafyayı “Zeytindağı’nın gölgesinde bir çile diyarı” gibi anlatır. Gördüğü adaletsizliklere ve yöneticilerin umursamazlığına karşı sert bir iç hesaplaşma vardır.
Cemal Paşa’nın “büyük hayaller” ile bölgeyi modernleştirme çabası, savaşın yıkımıyla beraber bir trajediye dönüşür. Atay’ın anlatımı, tarihçi soğukluğundan uzak; insanın içini burkan, yer yer edebi bir ağıt gibidir. ZeytindağıFalih Rıfkı Atay