Zaten altmış beş yıllık Karantina teşkilatına yeni giren herkes, Padişahın ve Hariciye Nezaretinin kendilerinden beklediği ilk ve önemli şeyin kolera salgını durdurmak değil, salgın söylentisini durdurmak olduğunu kısa sürede anlardı...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Önyargılar bir yana bırakılır ve mantıklı olunursa, aslında bütün insanların eşit olduğunu ve temel olarak benzer duygu ve inançlara sahip olduğu anlaşılacaktır...
O demir koltuktaki adam da insana benzemiyordu. Eldivenleriyle, dalgıç gözlüğüyle, ağzını burnunu kapatan lastik maskeyle, o da canavarın bir parçasıydı, bir robottu.
Silindirlerin sesi tüm alana dağıldı, havayla ve toprakla birleşti, o zaman toprak da, hava da, onunla birlikte titreşir oldu. Sürücü kontrolü altına alamazdı onu... dosdoğru ilerleyip düm
düz gidiyor, bir düzine çiftliği yarıp ortasından geçiyor, sonra da dönüp yine dümdüz geliyordu. Kontrol kollarını biraz cevir yönünü değiştirebilirdi. Ama sürücünün elleri hiç çeviremezdi o kolları. Çünkü traktörü yaptıran, traktörü göreve yollayan canavar her nasılsa sürücünün ellerine de, beynine de, kaslarına
da sızmış, gözlüğü onun gözüne, maskeyi ağzına takarken sözlerini maskelemiş, zihnini gözlüklemiş, algılarını da gözlükleyip
itirazını da maskelemişti. Artık toprağı toprak olarak görmüyordu o.