Belki de seninle birlikte hayallerimizi gerçekleştirecek, Yahudilerden, Türklerden, belki de bizzat tarihin kendisinden kaçarak Paris'te yepyeni bir hayata başlayacaktık... Olmadı... Demek ki sadece seçimlerimiz değil, rastlantılar da belirliyormuş insanın hayatını...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sadece bizim vatanımızda değil, daha üç yıl önce Rusya'da ayaklanan halk, iki yıl önce İran'da patlak veren inkilap gösteriyordu ki, komşu ülkelerde de insanlar hürriyet istiyordu artık. İçeride ve dışarıda şartlar müsait hale gelmiş, meşrutiyetin doğumu başlamıştı. Victor Hugo'nun söylediği gibi: "Zamanı gelmiş fikirden daha güçlü hiçbir şey yoktur."
Bazen kendi elimle son vermek istiyorum bu hazin maceraya. Sonra vazgeçiyorum. Ölümden korktuğumdan değil, yaşamayı sevdiğimdende değil, sadece o tuhaf merak duygusu yüzünden.
Selanik'teki evimin balkonu, zannederim çok daha genişti bu odanınkinden... Zannederim derken içim acıyor, insan doğduğu şehri, yaşadığı evi unutabilir mi? Elbette unutamaz ama zaman, hatıraları siliyor birer birer. "Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar." Kim söylemişti bu cümleyi hatırlamıyorum, ne yazık ki doğru... Doğru lakin eksik. Ölüm, şehirlerimizi kaybetmekle başlar, vatanımızı kaybetmekle neticelenir.
Paula'nın tavrı değişmedi. "Önemli olan bu değil Ferdinand. Sana kolay ya da zor bir görev vermeleri değil önemli olan, tam tersine nefret ettiğin bir görevi kabul edecek misin, etmek zorunda mısın, etmeyecek misin? Aksini düşünmene rağmen dünyanın işlediği bu en büyük suça ortak olacak mısın, olmayacak mısın? Çünkü itiraz etmeyen, karşı koymayan herkes suç ortağıdır. Ve sen itiraz edebilirsin, bu yüzden itiraz etmek zorundasın, karşı koymak zorundasın."