Ufuk açıcı, psikoloji başlığı altında yayınlanmış olsa da felsefe kitabı da denebilecek, bununla birlikte yazarın samimi duygularını paylaştığı özel bir kitap. Adı da kitabın niyetini en özet ve çarpıcı şekilde anlatıyor. Bu başlığa sahip kitabı okuyup da yazar çok uç fikirlere sahip demenin anlamı yok :) Basit hap bilgiler içeren bir kişisel gelişim kitabı değil. Bu beklentiyle okuyanlarda hayal kırıklığı yaratmış olabileceğini tahmin ediyorum. Bir çok dipnot ve önemli yazarlardan referanslarla dolu ve sonrasında bunlara doğru okumamı geliştirme isteği uyandırdı.
Kitapta bahsedilen konulardan yaptığım bazı seçkiler:
''Her tören bir kurban içerir.'' Evlilik ve sünnet düğünlerindeki ataerkil davranış kalıpları. Sorgulamayan bireyin sosyo-kültürel düzeyinden bağımsız olarak toplumun normlarını içselleştiriyor olması ve buna dair örnekler. Gelin kelimesindeki edilgen anlam. Kına yakmanın gelinin ataerkil düzene kurban edilmesini sembolize etmesi.
Törensel eylemlerin, bireyin topluma kurban edilmesi olduğunu çarpıcı biçimde anlatan 'Piyango' öyküsü..
Tanrının dıştan içe taşınması ve merkezimizin içte olması gerekliliği. Merkez dışarıdaysa tüm doğrular dışarıdan hazır olarak beklenir. Örnek; her şeyi bilen Tanrı imgesi, her şeyi bilen uzman/terapist. Merkezin içte olmasında sevgi ve onaylanma ile geçen bir çocukluk döneminin önemi.
Kitabın 2. bölümü ''Başkaları için yaşamak'' Türk toplumunda kız çocuklarına öğretilen hizmetçi rolü, hissettirilen yetersizlik duygusu. Nesilden nesile kadınlar arası aktarılan roller ve kendini gerçekleştirmesi engellenmiş kadınlar. Bu sebeple dengeli olarak inşa edilmesi mümkün olmayan evlilikler.
Aynı bölümün devamı çocuk eğitimi ile ilgili. Her çocuk birbirine benzermiş gibi düşünerek çocukların nesneleştirilmesi. Her çocuğun gelişme
Kitap Robin Sharma'nın okuduğum ilk kitabı. Kitap bir felsefe kitabından ziyade genel okuyucuya hitap eden bir kişisel/ailesel gelişim kitabı. Kitabın tavsiyelerini güzel buldum. Kitapta adı geçen ve kitapları tavsiye edilen filozoflara bakarak yazarın felsefi temelinin stoacılıktan geldiğini söyleyebiliriz ancak buna karşın kitap hap bilgiler verme şeklinde ve kitapta derin felsefi yorumlar bulma şansımız yok.
Kitabın ana karakterlerinden Julian'ın başarılı bir avukatken bir anda hayatının alt üst oluşu sonrası soluğu Tibet'te aldığını ve orada aydınlanma yaşayarak hayatı çözdüğünü öğreniyoruz ve kitap Julian'ın bu aydınlanmaları okuyucuyla (kitapta kız kardeşiyle) paylaşması şeklinde ilerliyor.
Kitap 19.yy İngiltere'sinde yazılmış.
Çeviride bazı uzun cümleler yer yer anlaşılması zor şekilde tercüme esildiğini söyleyebilirim.
Bunun dışında keşke liselerimizde doğru tartışma ve fikir özgürlüğü diye bir dersimiz olsa, hayat bayram olsa.
Şeffaflık toplumunun gerekliliğinin her yerde vurgulandığı, talep edildiği bir zamanda bu kitabı okumak oldukça düşündürücü ve ufuk açıcı. Gelenek ve göreneklerin bireyi ezdiğini ve kusurlarını kapadığını yozlaşmayı artırdığını düşündüğümüz halde, şeffaflığın bizi getirebileceği uç durumları olumsuzluklarıyla ortaya koyan bir eser. Kitap kısa kısa başlıklardan oluşuyor. Okuduğum her bölüm sonunda kitabı kenara koyup düşünmek istedim.
Şeffaflık ToplumuByung-Chul Han · Metis Yayıncılık · 20243,334 okunma
İzmirli, batılı değerlerle yetişmiş, Amerika'da eğitim görmüş bir psikiyatrist olarak yazarın 45 yıllık mesleki tecrübeyle yazdığı denemeler kitabı şeklinde. Yazar batı kültürü ile diğer kültürler arasındaki ileri veya geri ayrımına karşı olduğunu sık sık kitapta vurgulamış. Hayatın bir proje olarak yaşanamayacağını, doğa ile uyumlu, yaparak değil olarak, hırsla değil tutkuyla, gölgede kalan kötücül yanımızla barışık olarak yaşamanın gerekliliğine vurgu yapıyor. Yer yer mesleki detaylara fazlaca yer vermesi kitabı okumayı kendi adıma biraz zorlaştırmış olsa da deneyimli bir psikiyatrın mesleki değerlendirmelerini izleme fırsatı sunması adına değerli.