Adalet, insan mutsuzluğunun bulduğu güzel bir sözcükten başka nedir? Adalet, ancak canı yanan insanın özlemini çektiği şeydir. Can yakan için adalet bir efsanedir; hatta yoktur.
Bu ailede deniz gibi para pul vardır. Her şeyi ve herkesi satın alabilirler. Sonra, burda hükümet mi var sanıyorsun? Herkesin güvenliği Allaha kalmış. Sırasında düşmanla işbirliği yapan bu herifler, gerekince de öz Türk ve öz milliyetçi kesilir, namuslu insanlara saldırırlar. Siyasetleri Acem kılıcı gibidir. Namusları da bu Acem kılıcının iki ağzındaki keskinliğe göre değişir.
Hiç kimse bizi kendi çıkarı, kendi ne idüğü belirsiz davası için ateşe sürmeseydi. İnsanın zalim hırsı şu güzelim yeşillikleri, şu elize bahçelerinden ayırtısız güzelim yeryüzünü bir çakırdikeni kırlığına, bir kaktüs çölüne çevirmeseydi, bizler ne mutluluk destanları yaratırdık.
Evet! Korkunç bir zamanda yaşadığımızı düşünüyorum Mehmet. Ne bugünümüz, ne de yarınımız güven içinde. Dev makinalar, ya da mekanizmalar var; küçük insanın alınyazısı üzerinde oynayıp duruyor. Gelecek için güzel hülyalar kurmak sanki hepimize yasak. Sen, başka bir kaderin oyuncağısın, ben, bir başka kaderin. Buyruğu veren, yine hep o dev çarklar ve dişliler. Durmadan dönüyorlar, önünden kaçılmaz dev silindirler gibi uykuda ve uyanık üstümüze geImekteler.
En bayağı yaşama, soluk alma haklarım bile zorbalarca çiğnenip duruyor. Beni vuranları hep bildiğimiz halde bunun üstüne varamıyoruz. Şundan ki karşımızdaki karanlık güçlerin hakkımızı aramamızı engelleyeceğini ve tehlikeyi daha çok arttıracağını çok iyi biliyoruz. Bütün değerler yıkılmış, alt üst olmuş, eski Akropol kalıntıları gibi yerlerde yatıyor. Şimdi, herkesi titreten türlü kanunsuzluklar, bu topraklarda korkusuzca at oynatıyor.