Vaiz, “Sizi rahatsız etmeye geldim!” diye haykırdı. “Tek niyetim bu! Basmakalıp, kurumsallaşmış dininizin sahtekârlığı ve yalanlarıyla savaşmaya geldim. Böylesi tüm dinler gibi sizin kurumunuz da sizleri korkaklığa, vasatlığa, uyuşukluğa ve halinizden memnun olmaya yönlendiriyor.”
Hükümet ile din birleştirilmiş, yasaları çiğnemek günah haline gelmişti. Hükümetin aldığı kararları sorgulayan herkese kâfir gözüyle bakılıyordu. Aşırı ahlakçı zihniyet, asileri hem bu dünyada cezalandırıyor hem de cehennemde yanacaklarını söylüyordu.
Oysa bu hükümet kararlarını alanlar da insandı.
Kültürlüymüş! Kültürü, insanlara daha çok hükmetmekte kullanıyorlar. Güzellikmiş! İnsanları köle edici güzelliklere sevk ediyorlar. Okumuş cahiller ordusu yaratıyorlar... en kolay yol budur. Hiçbir şeyi şansa bırakmıyorlar. Zincirler! Yaptıkları her şey insanları zincire vurmaya, köleleştirmeye yönelik. Ama köleler mutlaka isyan eder.
Güç delisi mi dediniz Efendimiz? Edric tekrar Stilgar'a baktı. "İnsan güçlendikçe yalnızlaşır. Sonunda gerçeklikle bağını yitirir... bu da onun sonu olur."