Kitabı az önce bitirdim. Uzun bir aradan sonra bu kadar net duygular hissettiren ilk kitap.
Olaylar fazla içiçe geçiyor. Normalde bu hoşuma gitmez ancak son zamanlarda bu bakış açın yanlis olduğunu düşünmeye başladım . Çünkü olaylar içiçe geçmeden roman yazılamaz gibi. Karakterlerin hayatı bir şekilde birbiri ile kesismeli ve olaylar da bağlantılı olmalı.
Kitabın dili yalın ve akıcı idi. Okurken hiç zorlanmadim. Uzunluğu da idealdim daha kısa olsa özümsemek zor olurmus. Bu uzunlukta karakterleri yeterince tanıyamadım. O açıdan daha uzun olmasını isterdim. Belki başka bir kitap olsaydı böyle düşünmezdim. Neden bilmiyorum bu kitapta karakterleri derinlemesine tanımak istedim. Özellikle Carton'u.
Tekrar okumak isteyeceğim bir kitap kesinlikle.
İlk kez bu kitapta bir karaktere sempati duyup sonra ondan soğudum: defargenin karısı. İnsanın doğasındaki acımasızlık, topluluk halinde hareket edilirken yitirilen düşünme yetisi, ezilen insanın içinde biriken kin duygusu, insanın varoluşu anlamlandırma ihtiyacı, aşkın tezahürü... O May gad yani he açıdan. Şu an saat dolayısıyla ve kitabin sıcak etkisinde oldugumdan çalakalem yazıyorum. #
Kitap, insana ve yaşama daha güzel bakmami sağladı. Carton'un aşkın etkisi ile var oluşunu yüce bir şekilde anlamlandırmak istemesi, defargenin aslında haklı olduğu olayda olumsuz duygularını masum kişilere yöneltmesi.
Aslında daha çok şey var da ben carton'un etkisinden çıkamıyorum.