..............
-Sen kişi misin?
-Galiba.
-Kaç kişisin?
-Bilemiyorum; epey olmalı- ya da yoktur böyle bir şey.Ama bazen neşeleniyorum; nedense, durup dururken.
-İyi,iyi...Ama dişini kırma.Neşeler de çerezdir, yaşamın bu acı içkisini rahat içebilmek için.
Ama asıl istedigim aranmak, bulunmak, neden böyle bir şey yaptığımın, neden yalnız kalmak istediğimin sorulmasıydı.Kalabalık, bana yakın bir kalabalık bulabilmek umuduyla, uzak kalabalıklardan ıssızlıklara kaçardım.Bana hiçbir şey sorulmadı; hiçbir şey elde edemedim; ta ki bir gün canıma tak edip evden epey uzaklaşana dek.Beni aramaya kimse çıkmadı.Kendi başıma, yorgun ayaklarım, koca ahmaklığım ve bulutlar gibi yükselen hayal kırıklığımla eve dönebildiğimde, akşam yemeği bitmişti.Aç kaldım.Bir şey elde edeyim derken, yemeği bile kaçırmıştım.