Bazı kitaplar hikâye anlatmaz, insanın içine ayna tutar.
“Lizbon’a Gece Treni” benim için akıp giden bir roman değil, durup düşündüren bir yolculuktu.
Her sayfasında şu soruya takıldım:
Ya yaşamadığımız hayatlar, yaşadıklarımızdan daha ağırsa?
Belki de hepimiz, cesaret edemediklerimizin gölgesinde yaşıyoruz.
Bu kitap bitti ama içimde bıraktığı o sessiz sorgulama hâlâ devam ediyor…