Asya

Asya
@Okurogrtm
Bir aslan annesi Tek rakibim dünkü halim ~Çelik gibi bir duruş; ipek gibi bir yürek ~
Aşk; travmalarımızı şiire çevirdiğimiz yerdir.
8/10
·312 syf.··
2026 21. kitabı
Aşk, travmalarımızı süslediğimiz en güzel yalandır; bu yüzden bazı vedalar kalbi değil, çocukluğu kırar. Tarık Tufan bu romanda şu soruyu soruyor: Sevdiğimiz kişiye mi bağlıyız, yoksa onun bizde dokunduğu eksikliğe mi? Eski bir köşk, yaralı insanlar, kaybolan bir kadın ve geçmişin hayaletleri arasında dolaşırken anlıyoruz ki bazı aşklar kavuşamadığı için değil, insanı kendinden uzaklaştırdığı için acıtır. Okuma serüvenim boyunca Firdevs’in gelgitlerine değil, Orhan’ın o gelgitleri kader gibi kabullenişine kızdım. Bir insanın sevmesi başka, kendine yapılan saygısızlığı aşk sanması başka şey. Orhan, Firdevs’i kaybetmekten öyle korkuyor ki önce kendini kaybediyor. Bazı aşklar insanı büyütmez; kendi değerinden vazgeçmeye ikna eder. Roman boyunca en çok bunu izlemek yordu beni: Bir kadının kararsızlığı değil, bir adamın kendi onurunu sessizce terk edişi… Ahmet Hilmi Bey’e ve tamburuna değinmeden geçemem: “Ölmeden önce ölün” “Hangi yarın?” Aşk nedametli bir mesele, üzerine ne kadar çok konuşulursa acizliğiniz o nispette ortaya çıkar. En iyisi susmak.” Kitabın her Ahmet Hilmi Bey bölümüne denk gelince İnsan böyle birinin varlığına hasret çektiğini anlıyor sanki eksik parça Hilmizade çayıymış gibi.. Tüm huzurlu uykuya dalışları ve kabuslarını tevekkili değil Ahmet Hilmi Bey’in koltuğunda tamburu eşliğinde gördü. Kitabı bitirdiğim şu dakikalarda aklımda şu soru var: Nerede bu Saklıkuyu? Beni de bir gün çağırır mı?
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,569 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Neden insanlar “Biraz taşaklı ol!” der? Testisler zayıf ve hassas organlardır. Güçlü olmak istiyorsan, vajinan olsun. Darbelere dayanabilen odur. Betty White, oyuncu ve komedyen 

Asya

, bir kitap okudu
7/10
·158 syf.··
24 saatte okudu
·
2026 20. kitabı
Ursula K. Le Guin
8.6/10 · 1.275 okunma
7/10
·158 syf.··
2026 20. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:27
Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar bana göre yalnızca bir deneme kitabı değil; Ursula Le Guin’in dünyaya bıraktığı düşünsel izlerin haritası. Kadınlık, dil, güç, edebiyat, mitoloji ve insan olmanın yükü üzerine konuşurken hiçbir zaman parmağını sallayan bir öğretmene dönüşmüyor. Daha çok arka kapakta söylendiği gibi: “Le Guin uzay gemisindeki bilge kocakarıdır. Varoluş kadar kadim bir lisanla konuşan ejderha, gücünü yalnızca zorunluluk karşısında kullanan büyücü…” Onu okurken insan, cevaplardan çok soruların peşine düşüyor. Çünkü Le Guin’in derdi dünyayı açıklamak değil; dünyayı yeniden görmeyi öğretmek. Benim tarzımla söylersem; bu kitap, gürültüyle hükmedenlerin çağında sessizliğin bilgeliğini hatırlatıyor. Le Guin her sayfada şunu fısıldıyor gibi: Güç dediğimiz şey gerçekten başkalarına hükmetmek mi, yoksa kendine hükmedebilmek mi? Ejderhalarından büyücülerine, kadınlarından rüyalarına kadar anlattığı her şey aslında insanın kendi içindeki karanlık ve aydınlıkla yaptığı pazarlık. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir düşünce kaldı: Belki de olgunluk, dünyayı değiştirmekten önce ona başka bir gözle bakabilme cesaretidir. Le Guin o gözü açan nadir yazarlardan biri.
Kadınlar Rüyalar EjderhalarUrsula K. Le Guin · Metis Yayıncılık · 20221,275 okunma
Lacan da  erkeği insan, kadını ise öteki olarak gören bir kültür ya da psikoloji kadını sanatçı olarak kabul edemez. Sanatçı özerk, tercih yapan bir benliktir; böyle bir benlik olabilmek için kadın kadınlığından soyunmalıdır. Bu kısır haliyle de erkeği taklit etmelidir, elbette eksikleriyle. Böylece onay Austen’ı,Bronteleri, Dickinson’ı ve Plath’i teslim aldı; gerçi Plath iki çocuk yapma hatasına düştü, evet ama bunu kendine öldürerek telafi etti. Eksik kadınlar, dişil erkekler olarak algılanabileceklerinden, kadın düşmanı edebiyat mecellesi bu kadınları da içerebilir.