"...sen o baygın sevgilerin adamı değilsin
sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir
bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar
ellerin
yürü yangınların üstüne, kendi alevini de
getir
çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin
ki
ölüm
her yerde uyanıktır..."
"Medeniyetin uzağı görme, duyma ve yakalama gücü olan şairler ve düşünürler toplumun veya insanlığın mutluluğunu kitleden daha önce sezdikleri gibi, gelmekte olan yıkıntı ve düşüşlerin titreşimlerini de vaktinden önce kaydederler."