Erbain (Kırk Yılın Şiirleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
28497
Gösterim
Adı:
Erbain
Alt başlık:
Kırk Yılın Şiirleri
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757796312
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Erbain
Erbain
Erbain
Erbain
Erbain
İsmet Özelin kırk yaşına kadar yayınladığı dört şiir kitabındaki ve bazı dergilerde yer alan şiirleri ERBAİN kitabında toplanmıştır. 

Geceleyin Bir Koşu (1966)
Evet, İsyan (1969)
Cinayetler Kitabı (1975)
Celladıma Gülümserken (1984)
240 syf.
·18 günde
Muazzam tek kelimeyle harika. Duygu, heyecan, aksiyon olan çok başka bir şey.
Erbain, ne demek Erbain Arapçada 40 anlamına gelir, bizde kullanımı ise "Hicri takvime göre 22 Aralıktan 31 Ocağa değin süren kırk günlük kış dönemi.", Şiilikte, hicrî takvime göre Aşure Günü'nden 40 gün sonra gelen Safer ayının 20'inci gününe verilen isimdir. Nerden, neden peki bu isim, İsmet Özel'in daha önceki yayınlanan;
Geceleyin Bir Koşu (1966), Evet, İsyan (1969), Cinayetler Kitabı (1975), Celladıma Gülümserken (1984), kitaplarını tek kitapta toplayıp, bu kitabın ismini Erbain koydu. Çünkü bu şiirler şairin 40 yaşına kadar yazdığı şiirlerinden oluşuyor. Erbain'de burdan geliyor bir nevi bu kitap kırkıncı gün olan Erbain gibi şairin gün değil 40 yıllık riyazetinin sonucu ortaya çıkan muhteşem eser.
Şiirler ama ne şiirler; kitap "yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?" mısrasıyla başlıyor, "Yazık, şairler kadar cesur değilim " ile devam ediyor ve "Ben, İsmet Özel, şair, kırk yaşında." dizeleri olan şiirle bitiyor. Tam 54 muhteşem şiir var kitapta ama hangisini yazayım size hangisini anlatayım. Amentü'yü mü, Mazot'u mu, Evet İsyan'ı mı, yoksa "Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde " diye başlayan Kan Kalesi şiirini mi? Bakın, karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak şiiri de çok güzeldir, ismini en fazla beğendiğim şiirse "Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar" isme bak, şiirin ismi bile şiir gibi.
İsmet Özel, özel bir insan, her daim muhalif, kendi deyimiyle nesli tükenmiş bir insan. İsmet Özel'in şiir gücünü ve bir süreç halinde ideolojik dönüşümünü görebilmek için bu kitabı okumanız gerek.
Bıkmıyorum okuyor, okuyor, sonra dönüp tekrar okuyorum. Ama bu şiirleri okumaktan daha güzeli var doğrudan İsmet Özel'den dinlemek, kendi şiirlerini İsmet Özel kadar güzel okuyan bir şair de yok hani. Çoğu alıntımda link attım dinlemenizi tavsiye ederim.
Hatta en sevdiği şiirleri bırakayım şuraya bakarsınız belki
Amentü #26567920
Evet, İsyan #26444155
Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar #26706846
Mazot #26492201
Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak #26545858
Yıkılma Sakın (Ölüyoruz, Demek ki yaşanılacak...) #26491953
240 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Uzakta, kendinin bile ücrasında yaşayan, sürgüne uğradığı bu pıtraklı diyarda,
dar çünkü dargın havsalasının taşımaya güç yetiremediği bu dünya
ve içinde kıvrak bir küheylan gibi debelenen bu yaşamak arzusu boğarken O’nu;
itiraz eden, direngen ve aksi
ruhun bu kırgın ikindisinin,
iyice işittim, hırçın ve alazlı sesini.
Öyle ki yineledi bendeki bu yansımasını, tekrar ederek sürekli.
“Biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz” dedi.

Değil bu bir güzelleme ya da bir iltifat metni.
Çok mu seviyorum ben bu adamı?
Muhtemelen aynı yerde yaşamaya çalışsak,
kısa sürecek ortak yaşama çabamız, o dar mekandaki.
Ancak gözleri nemlenecekken
gözleri namluya dönen bu adamla da yakın eden bizi,
çektiğimiz dünya ağrısıdır, sürgüne gönderildiğimiz
bu pütürlü - pıtraklı diyardaki.
Bir de adımızın insanların hizasına yazılmasından dolayı
her gün yepyeni rüyalarla ödenen bu cezaya olmaklığımız, müşteri.

Ondandır, ‘üzerine yüreğinden başka muska takmadan konuşmak isteyen’
şairin söylemesi, bu ‘durgun suyun sayhası’ nın dile gelmesi
ve zihnimde o nağmelerin sürekli kendini terennüm etmesi.

Ondandır, kor yürekle çıkıp bir tepenin ardından
‘her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar’
güçlü nidasıyla ünleyen seste bulmam kendimi.

Kuşun ölümünde incinen ruhu;
‘ölüme, ölümlülüğü yakıştırabilmek için
cesetlerle bezerken güzel olan her şeyi’,
Gelmiş geçmiş bütün gölgeleri deneyen
elleri ise hala pençe gibi.
İyice işittim işte, ikna olmaz biçimdeki bu aykırı sesi.

Fırtınalı ruhun derin savruluşlarında
‘sökmedi hoyrat kuralları faşizmin’, ama
yine de debelenmekteydi devrimci olan beyni.
Sonrasında Vareden’in kayrasıyla var olup,
eşrefi mahlûkat nedir bildi.
Gökyüzüne göndere çektiği yüreğiyse
çatlayacak kadar aşkî.
Vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi.
Öyle ya ‘halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti’.

Kana çakıllar karıştıran isyan duygusunu
kendine katık etti ve dalaştı, sarsak hırgürüyle dünyanın.
Dünya ki ruhunda kaynar adımlarla gezinen hain sevgilisi.

Türk şiirinin en güzellerinden bazılarının şairi.
‘cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederli’
Bu eser de fırtınayla, şiirle geçen ömrün
Kemâl noktası, erbaini.
240 syf.
·10/10
İsmet Özel'i seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Ben şiirlerini çokça dinlediğim için birçoğunu biliyorum ama olsun yine de okunmayı hak ediyor. Karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak için okuyun :)
240 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İsmet Özel

Cumhuriyet Dönemi'nin ilk polis memurlarından, Rüştiye mezunu polis memuru Ahmet Bey'le, Sultan Reşat zamanında ilkokulu bitiren, ev hanımı Sıdıka Hanım'ın altı çocuğundan sonuncusu olarak 19 Eylül 1944'te Kayseri, Düvenönü'nde dünyaya gelir.
Ahmet Bey'in memuriyeti sebebiyle birçok şehir dolaşır.

İsmet Özel, anne ve babasının ailesi için şunları söyler: " İçinden çıktığım aile, herhangi bir üstünlük taşımaz. Annem bir ortakçının kızı. Babamın ailesi de arabacılık yaparmış."
Babasıyla arasında 45 yaş fark olduğu için bir iletişimsizlik hali mevcuttur ve " Ben babamla o öldükten sonra yakınlık kurabilmiş olan biriyim." der. Bu 'huzursuzluk / eksiklik' , İsmet Özel'in çocukluk yıllarına düşen bir gölge olarak zaman zaman kendini şiirlerinde hissettirir. Uzaklığın üşüyen dili, babayla oğlun suskunluğuna karışır. İsmet Özel, babasına, hiçbir zaman 'sen' diye hitap etmez.

1. Dünya savaşı yıllarında Tokat yöresinden çocuk yaşta denecek gençlerin Çanakkale Cephesi'nde askere alınmıştır. İsmet Özel'in Amentü'sünde de karşılığını bulur: "Tokat/ aklıma bile gelmezdi / babam onbeşli olmasa"
Amentü, bir tür babayla ideolojik hesaplaşma şiiri denilebilir ve bu şiirde baba "polistir" ve "Cumhuriyetin bir kuludur."
Babası İsmet Özel'in kitaplarla ama hiçbiri ders kitabı olmayan kitaplarla haşır neşir olması sebebiyle ona 'bal yapmaz arı' der.

İsmet Özel'in yaşamında belirleyici üç şehir vardır: Kastamonu, Çankırı ve Ankara.

İlkokul 3. sınıftayken kendi çabasıyla Ankara'da yayımlanan bir ilkokul gazetesine 'Kış' adlı ilk şiirini gönderir. Şiir yayımlanır ve bir öğretmeninden aşağılayıcı bir 'Sen şair mi oldun be!' tepkisini alır.
Kış isimli şiir Erbain'in ilk şiiridir ve 1953'te yayımlanır.

Özel ailesi 1959 tarihinde Ankara'ya taşınır. İsmet Özel matematik sınavında başarılı olamaz ve bir yıl bekler. O bir yıllık boşlukta olur, ne olursa.
"Çağdaş serüvenler adına/ bütün fotoğraflarını yakan/ yakan ve bekleyen" İsmet Özel, bu sırada boş durmaz. Dünyayı 'merakla' araştırıp anlamlandırmaya çalışır ve 'ergen ben'ini kurcalayan soruların peşi sıra gider. Bu bekleme/bilgilenme sürecinde verdiği iki karar vardır: " Sosyalist olmak, Şair olmak."
Bu dönemde, ciddi sorgulamalar geçirir ve 'nasıl bir dünyada yaşandığı' sorusunun peşi sıra gider. Maddi kazanımlar elde eden insanların 'ruhça kaba, insan ilişkileri bakımından da yıkıcı' olduklarını farkedip insan ilişkilerini buna göre düzenler. Partizan şiirinde geçen 'Dinmeyen bir mavilikle kanayan' bilinci, 'Şehrin insanı'nı sorgular.

İsmet Özel 1963 yılında TİP'e kaydolur.
Askerliğe gidince Ataol Behramoğlu ile mektuplaşmaları başlar. Askerde Ataol Behramoğlu Özel'in bıraktığı ortamın hiç değişmediğini ve hatta daha kötüye gittiğini söyler. Askerden döndükten sonra bu ortamı bizzat kendi görür ve dostlarının gündelik kazanımlar etrafında toplaştıklarını fark eder. Askerdeyken, 1969'un Mart'ında, babasını da kaybeden İsmet Özel'in Kanla Kirlenmiş Evrak şiirinde belirttiği gibi 'cebindeki adresler'den umudu kalmamıştır.
Mart 1970'te Halkın Dostları dergisi yayımlanır.

İslami dünya görüşüne geçtiğini, Sezai Karakoç'un Diriliş dergisinde Amentü şiirini yayımlayarak dışa vurur.

Sosyalist düşünceden kopuşunu belli eden başlıca kopuş dizeleri şunlardır:
Cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır./ Kanla Kirlenmiş Evrak
Küfre yaklaştıkça inancım artıyor./ Kanla Kirlenmiş Evrak
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim./Kanla Kirlenmiş Evrak
Çocukların üşüdüğü anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan/ Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak
Yürek elbet acıyor esvap değiştirirken/Tahrik

Kendi şiirleri için şunu söyler:
"Benim şiirimde edebi numara yok. O yüzden şiirle temas kurmak isteyen insan, kendi damarlarıyla benim damarım arasında ister istemez bir bağlantı kuruyor."

İsmet Bey'in şiirlerini okurken yaşadığı üç ayrılığını bilmekte fayda var:
I. Ayrılık: Kayseri ve Kastamonu'dan Ankara'ya uzanan, gençliğini biçimlendiren hamurdan ayrılığı sosyalizmle olur. Sosyalizm onu Kayseri ve Kastamonu'dan ayırır.
II. Ayrılık: Sosyalizmden ayrılığı Kayseri ve Kastamonu'ya geri dönüşü olarak yorumlanabilir. Sosyalizmden İslam'a olan geçiş evresidir.
III. Ayrılık: Bu en önemli ayrılıktır, 4 Agustos 2003 tarihinde Milliyet'in pazar ekine demeç verir. Bu bir kopuş değil ayrılıktır.

Aslında bunun bir Erbain incelemesi olması gerekiyordu ancak kısa bir özet geçerek kırk yılın şiirlerinin nasıl biriktigini bir izah etmek istedim.
240 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
Şair, yazar, düşünür. Türk edebiyatının en iyi ama aynı zamanda en çok tartışılan isimlerinden biridir İsmet Özel. 1963 yılında yayımladığı ilk şiirlerinden itibaren, Türk şiirini biçimlendiren ve kendine has bir yol çizen özgün şairlerden biri olmuştur. Ancak dini ve siyasi ideolojisinin zaman içerisinde farklı noktalara kayması sonucunda tartışmaların içerisinde de yer almıştır. İsmet Özel, şairliği haricinde, aynı zamanda bir fikir adamıdır. Onun düşünsel gelişimi, şiirini de etkilemiştir. Şiire ilk başladığı yıllarda Özel, marksist eğilimler göstermiştir. Sonrasında hem sosyalizme hem islamiyete yönelişi şiilerini etkilemiştir. Şiiri insanın varlığına dair özel bir bilgi olarak kabul etmiş, bir şair olarak kendinin anlamını ve şiirinin anlamını içinde yaşadığı toplumun anlam dünyasında araması onu Türk şiirinin büyük şairlerinden biri yapan sebeplerdendir.

Kısaca İsmet Özel'i tanıdıktan sonra Erbain'e gelecek olursak... kelime anlamına baktığımda "kırk günlük kış dönemi", "kırk gün süre içinde inzivaya çekilip ibadet edilmesi" ve doğu kültürülerinde kırk rakamının önemini belirten açıklamalarla karşılaştım. İsmet Özel ise kırk yaşına kadar yayınladığı Geceleyin Bir Koşu, Evet, İsyan, Cinayetler Kitabı, Celladıma Gülümserken adlı şiir kitaplarında ve bazı dergilerinde yer alan şiirlerini topluyor Erbain'de. Kırk yılın birikimi, yaşanmışlıkları.. İsmet Özeli, onun hayatını, ideolojilerini anlayabileceğimiz pek çok harika şiir..

İsmet Özel'in şiirleri bir kez okunup bitmiyor, bu kitabı üçüncü okuyuşum sanıyorum, ancak bazı geceler rastgele bir sayfayı açıp herhangi bir şiirini okumalarımı saymıyorum elbette. İsmet Özel'i okuduğumda, bir şiirini hatta bir dizesini bile okuyup durduğum, kaşlarımı çatıp düşüncelere daldığım anlar sonsuzdur. İlk, ikinci, üçüncü okuyuş fark etmez her okuduğumda ayrı noktalarını fark edip, çeşitli tatlar buluyorum, büyük keyif alıyorum. Tek cümleyle anlattığı yoğun duyguları, keskin düşünceleri beni alıp götürüyor, büyük saygı duyuyorum kendisine.

Şiirlerinde aşka çok az rastladım ancak rastladığımda da bir cümlesiyle bile derin duygular hissettim... "yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim" dizesinde gördüm masumluğu, "çalakalem sevebilmek elimden gelmiyor" dizesinde buldum tutkuyu, bağlılığı. Umuda rastladım "Umudunun ayak seslerini okşuyoruz, yavrum" dizesinde.. bu ne güzel bir ümit, bu ne güzel bir anlatımdır böyle.. "bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar" sözlerindeki sitemi, vazgeçişleri, kırgınlıkları hissettim. "Kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir" cümlesi işledi içime, bir yanda bir sözle gönlün sıcak hafifliğini, diğer yanda o soğuk ağırlığı duydum...

Kelimelerdeki titizliği, özenle itina ile onları seçip sanki birbirlerini bekliyorlarmış gibi yan yana dizilen eşsiz kelimeler.. ilk karşılaşıldığında anlamsız gelen ancak okunduktan, okunduktan ve tekrar tekrar okunduktan sonra tanıdık, bizden, yanıbaşımızda beliren kelimeler..

Kesinlikle İsmet Özel'i okuyun, okutturun diyorum. Farklılığı karşısında vazgeçmeyin, okuyun okudukça anlamaya çalışın bu harika şiirleri.
240 syf.
Değerli desek, değer utanır...
Nasıl incelenir ki böyle bir eser ?..

Çoğu zaman söylenecek şeylerin çokluğu hiçbir şey dedirtemiyor insana.
Kendisini ne kadar çok sevdiğimi bu inceleme anlatmaya yetmez.
Bir şiirini dinlerken gözlerim dolar, bir kitabını okurken dünyayı unuturum..

Değerli desem değerli olan ne varsa utanır.

Ancak kendisini anlamak zordur. Kendisi de der beni seven kadar nefret edenim de çoktur, diye.
Şaşırdık mı?
Hangi devirde büyük adamlar düşmansız kaldı ki şimdi kalsın?

Kendimi bu esere inceleme yazacak düzeyde görmüyorum.
Şiirlerini yüzlerce kez okuyup ezberlersem de kendisini asla tam anlamıyla anlayabileceğimi düşünmüyorum.

İsmet Özel... İsminden başka kendisine ne desem yetersiz kalır...

Umarım kendisini çokça okursunuz... Çoktan fazla anlarsınız..
Bu ülkenin İsmet Özel okuyan bir nesle büyük ihtiyacı var.
240 syf.
·7 günde·Puan vermedi
"Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında."
Şairin 40 yaşına kadar yazdığı şiirleri içeren eseri okurken bazı şiirlerinden oldukça etkilendiğim, hayran kaldığım, bazı şiirlerinde ise düşündürücü, merak uyandırıcı izler bıraktığı bu muhteşem eseri tavsiye ederim.

"Benim harcım değildir bir yar sevmek gizliden."
240 syf.
·Beğendi·9/10
Kitapta şairin 40 yaşına kadar yayınladığı 5 kitap ve dergide yer alan şiirleri bulunuyor. Şiir okumayı seven biri olarak İsmet Özel'in kalemini çok beğeniyorum. Özellikle birkaç şiiri var ki doyamayıp dönüp tekrar tekrar okuyorum ve paylaşıyorum. Siz de şiirseverseniz mutlaka İsmet Özel'in tadına bakmalısınız.
240 syf.
·4 günde·Puan vermedi
'Erbain: Hicri takvime göre 22 Aralıktan 31 Ocağa değin süren kırk günlük kış dönemi'

Kırk yılın şiirleri
Ve
İsmet Özel

'Kış' şiiriyle başlayıp 'Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar' şiiriyle son bulan bir diriliş serüveni...

İsmet Özel ile bir yıl önce- tabiri caizse- zorla tanıştım. Oda arkadaşımın ısrarıyla. Bakın bu ısrar kelimelerle değil benim 'sustur şunu' onun 'dinlemen gerekiyor ' bakışlarıyla devam eden bir ısrardı.

Susmasını istiyordum çünkü aklım beni zora koşuyordu.
Susmalıydı çünkü zayıf kalmamalıydım.
Teslim olmamalıydım.


'Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor' diyerek beni anlamıştı İsmet Bey. Beni de ürkütüyor(du).

Bir zaman sonra kabul ettim.

Onun hakkında ve eserleri hakkında çok şey duymuştum ve biliyordum ama Onun kitaplarını okumaya bile cesaret edemedim. Ta ki bu zamana kadar.
Bir hocamız 'düşünmenin ilk şartı cesaret etmektir' demişti.
Bana aklı çağrıştırıyor İsmet ÖZEL.
Bu yüzden düşünmek beni onu okumaya mecbur kıldı.
Bugün cesaret bularak ilk defa bir kitabını okudum. Şiirle başladım. Çünkü şiirle tanımıştım.. Şiirlerinde karşı çıkmıştım ona.

Ben onu tanıdığıma pek memnunum.

Karlı gecelerin olduğu vakitlerdi.
Dostum beni iyi ki uyandırmış.))
@Opheelia
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yokettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.
İsmet Özel
Sayfa 160 - Tiyo 36. Baskı - Kanla Kirlenmiş Evrak

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Erbain
Alt başlık:
Kırk Yılın Şiirleri
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757796312
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Erbain
Erbain
Erbain
Erbain
Erbain
İsmet Özelin kırk yaşına kadar yayınladığı dört şiir kitabındaki ve bazı dergilerde yer alan şiirleri ERBAİN kitabında toplanmıştır. 

Geceleyin Bir Koşu (1966)
Evet, İsyan (1969)
Cinayetler Kitabı (1975)
Celladıma Gülümserken (1984)

Kitabı okuyanlar 2.339 okur

  • Gülce
  • Meryem Köten
  • Verâ
  • Zafer Doğan
  • Amok
  • Özgürlük
  • Mihrican
  • Kerem KURİŞ
  • Hasan Gören
  • Muhammet Burak Taş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.2 (41)
9
%2 (13)
8
%0.9 (6)
7
%0.2 (1)
6
%0.5 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları