İnci

İnci
@Okuyanbayan47
Değişik kültürler ve hayat hakkında diğer insanların neler düşündüğünü öğrenmek beni okuma konusunda en çok cezbeden histir.keşke bir çok kitabı kendi özgün diliyle okuyabilseydim. Mesela yüzyıllık yalnızlık.
9/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2022 15:41
Dünya Edebiyat tarihinde belki de en çok tartışılan , tartışılacak olan ve tartışılmayı da hak eden bir kitap. Kitabın hem övülecek ve hem de eleştirilecek o kadar çok özellikleri var ki; işte bütün bunlardan dolayı bence de çok tartışılmalı ve çok konuşulmalıdır bu kitap. Kitabın yazarı Boris Pasternak , aslında usta bir şairdir ve şiirleri ve şiir kitaplarıyla ünlüdür. Neden böyle konusunun dışında bir kitap yazmak istedi bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa o da iyi ki böyle bir şeye kalkışmış ve bize bu eseri bırakmış olmasıdır. Kitap, on yıl gibi uzun bir zamanda yazılmış olup yazıldığı ülke olan Sovyet Rusya'da basılmasına izin verilmemiştir. Kopyalarının gizlice kaçırıldığı İtalya'da 1957 yılında ilk baskısı yapılmıştır. Bu ilk baskısından bir yıl sonra yani 1958 yılında ise yazarına Nobel Edebiyat ödülü kazandırmış bir kitaptır. Yazarın Nobel Edebiyat ödülünü reddetmesi ise başlı başına ayrı bir tartışma konusudur. Kitap, öncelikle bir dönem romanıdır. O dönemi direk yaşamış olan yazar tarafından gerçek olayların veya benzerlerinin çeşitli kişiler üzerinden kurgulanarak anlatılmasıdır. Çarlık ve Sovyet Rusya'sının 1900 yılından başlayıp 1943 yılına kadar olan yaklaşık 43 yıllık bir dönemini bize anlatmaktadır. Japon-Rus savaşı, 1905 devrimi, 1.Dünya savaşı, Ekim Devrimi , iç savaş , devrim sonrası Sovyet Rusya'sı ve nihayetinde 2. Dünya savaşı yıllarını da kapsayan uzunca bir dönem. Ve maalesef hayatları bu döneme rast gelen insanlar. Bu dönemde yaşanan dramlar, acılar, insan ilişkileri, yaşamın zorlukları, korkular, çelişkiler, mecburiyetler, katliamlar, kan, göz yaşı, sefaletler, ırk ayırımları, yoksulluk, açlık, bir yaşamda aklınıza gelebilecek her türlü olumsuzluğun içinde verilmiş yaşam mücadeleleri. Tabii ki bütün bu olumsuzluklara kurban
Doktor JivagoBoris Pasternak · Yapı Kredi Yayınları · 20231,355 okunma
İnci
Adını çok duyduğum filmin (ünlü bir filmdir) kitabını okumak da isterim. Yakın zamanda Ömer Şerif'in baş rolde olduğu ilk çekimi izledim. Film izlerken muhakkak internette arama da yaparım filmle ilgili. Çok ünlü bir kitabın sinema uyarlaması olduğunu o zaman öğrendim.Şimdi bir de sizden incelemesini okumak güzel bir tesadüf oldu. Ben de okumak için sıraya aldım. Teşekkürler.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ROUGON-MACQUART serisi - EMİLE ZOLA
Rougon-Macquart serisi Fransız yazar Emile Zola'nın 23 yılda yazdığı, içinde 'Meyhane', 'Nana', Germinal' gibi çok bilinen romanların da yer aldığı 20 kitaptan oluşan bir seridir. İlk kitap 1871 de, son kitap ise 1893 yılında yayınlanmıştır. Sayfa sayısı ise yayınlayan kitabevine göre değişmekle beraber ortalama 9 bin civarındadır. Zola bu seride bizi ikinci imparatorluk dönemi Fransa'sına götürmekte ve bir ailenin 5 kuşaklık hikayesini anlatmaktadır. Anneleri bir, babaları farklı olan Rougon- Macquart ailesi. Anne Adelaide'in resmi olarak evlendiği Rougon soyadını taşıyan kocasından Pierre Rougon adında bir oğlu olmuştur. Kocasının ölümünden sonra beraber yaşadığı Macquart soyadlı kişiden ise (gayri meşru kabul edilen ilişki ) bir oğlu ve bir kızı olmuştur. Dolayısıyla serideki bütün karakterler Adelaide'in çocukları ve torunlarıdır. Zola, seriyi o kadar ilginç yazmıştır ki, her kitap bir bütünün parçası olduğu gibi aynı zamanda da seriden bağımsız farklı bir kitapmış gibi de okunabilmektedir. Bu yüzden seri genelde tek kitaplar halinde bilinir. Kitapların her birinin bir serinin parçası olduğu çoğu kişi tarafından bilinmemektedir. Örn. Nana, Germinal Serinin bugüne kadar 19 kitabı Türkçeye çevrilmiştir. 6 no'lu kitap ise henüz Türkçeye çevrilmemiştir. Son yıllarda serinin kitaplarını yayınlamaya başlamalarını takdir ettiğim 'Payel' ve 'Yordam kitap' yayınevlerinin gayretleri sonucunda bugün serinin sadece birkaç kitabı hariç tamamını piyasada bulmak mümkündür. Oysa ben serinin altı kitabını büyük zorluklarla sahaflardan temin ederek okumuştum. Zola, kitaplarda 1848-1873 yılları arasındaki Fransa'yı anlatmaktadır. O döneme ait siyasi ve sosyal olaylar, toplum yaşamı, insan ilişkileri, teknolojik gelişmeler, ekonomi... başta olmak üzere yaşamın her
İnci
Çok değerli bilgiler vermişsiniz. Teşekkür ederim. Sanırım Hülya yı okumuştum lise yıllarımda. Konusunu bile unuttum. Ama Sefiller in tam sayfa basımını okumuş biri olaraktan bu seriyi okumak da ilgimi çekti.
Kıvılcım
... çocukluğumdan beri yaşamın,birbiriyle aynı iki boşluk arasındaki bir kıvılcım olduğuna inandım: Doğumdan önceki ve ölümden sonraki karanlıklar arasındaki bir kıvılcım. Yaşam,iki boşluk arasındaki kıvılcım. Güzel bir imge Josef.Ama kafamızın hep ikinci boşluğa takılması ve birinci boşluk üzerinde hiç düşünmememiz ne tuhaf, değil mi?
Sayfa 334 - Breuer ve Nietzsche·Kitabı okudu
Felsefe
İnci
Bu kitabı okurken yurdumun okullarında felsefe dersinin saatlerinin azaltılmasına üzüldüm,hayiflandim. Evet tam olarak bunu hissettim. Felsefe yapmanın argoda boş yapma demekle aynı olması ne acı. Felsefesi olmayan hiç bir meslek dalı,bilim dalı olamaz. Günümüzde büyük âlim olarak gördüğümüz eski alimlerub felsefeci olması tesadüf olamaz. Felsefe insana soru sormayı ve sorgulamayı öğretir.
Kendisini seven her insan bu kitabı okusun.
10/10
·432 syf.··
2020 38. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2020 12:08
Kitabı yirmi bir günde bitirdiğimi görünce ben de kitabı süründürdüğümü düşündüm ama işin aslı kitabın beni süründürmesi ve süründüre süründüre kendini okutmasıydı. Her sayfasında kırk beş dakika düşündürüp üstüste sigara yaktıran kitaplara zor rastlayınca tadını çıkarıp yavaşça sömürmek istedim. Arada beynimin error verdiği zamanlarda da bu kitabın arasına iki kitap alarak kendime gelmeye çalıştım, işe de yaradı. Bazı yazarlar vardır, külliyatları vardır, okul gibidir o yazarlar ve o okullara başlamadan önce hazırlık olarak araştırılıp bilgi edinilmelidir ki, okuyunca daha iyi anlayın ve kavrayın diye. Mesela Dostoyevski okumaya başlayacağım zaman kronolojik sıralamasını öğrendikten sonra bir başka yazar Edward Hallett CARR'ın yazdığı ''DOSTOYEVSKİ'' biyografisini okudum. Gerçi akademisyenlerin işine yarayacak çok derin ve detaylı bir kitaptı ama olsun alacağımı almıştım. He, Dosto okumaya başladın mı diye soracak olursanız, hayır başlamadım :) aslında İNSANCIKLAR kitabına başlamıştım ki, beni bu kitaptan daha yoğun düşüncelere, iki dakikada bir sayfa okuyup tüm gün düşünmeye sevk ettiğini anlar anlamaz ''böyle entelektüelliğin ıstırabını!'' diyerek kendisini bir süre daha erteledim ve kendisiyle bir ilişkiye hazır olmadığımı anladım. Elbet bir gün. Irvin YALOM'u ve bu kitabı da sitede çok görürdüm ama görmemezlikten gelirdim. Çünkü en az Dosto kadar, üstelik adı zor, kendi zor, adı karışık, kendi karışık Nietzsche ile de yüzleşmeye hazır olmadığımı biliyordum ama bir yerden kendisiyle flörte başlamam lazımdı. Yine bir yazara-filozofa hazırlık için harika bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Ve bu arada ilk kitabını okuduğum YALOM'a da hayran kalmamak mümkün değil. Yarı kurgu yarı gerçek bu romanda kişiler ve olaylar hayal ürünü değil, kişiler gerçek, olayların
Felsefe
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
İnci
Uzun ve güzel bir inceleme olmuş. Ama son paragraflara yaklaşınca koptum olaydan. Dostoyevski okumayı ertelemeyin lütfen. Direkt dalın olaya. Önce kumarbaz sonra suç ve ceza.
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 14:19
Tek kelime ile efsanevi bir kitap. Kitap yalnızca okuması gereken bir kitap değil anlaşılması gereken bir kitap. Çok geç bitirdiğim nadir kitaplardan biri çünkü o kadar derin ki tekrar tekrar okumak gerekiyor bazen söylenen tek bir Kelime üzerinde saatlerce düşünebiliyor insan. Bu herkes okuyabilir ama önemli olan kitabı okuduktan sonra hala aynı kalıyor muyuz kalmıyor muyuz kendi adıma söyleyeyim çok farklı bakış açıları kazandım. Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrı'yı öldürmüş. "Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır" diyor. Daha sonra, "Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenebilirsiniz?" diyecektir. Bu kitabın arka kapağından Nietzsche'yi anlatan bir kesit. Aslında Nietzsche kitaplarını pek okumadım hatta hiç okumadım desem yeridir ama bu kitap Nietzsche'nin kitaptaki fikirleri o kadar etkileyici ki onu tanımak için bence muazzam bir seçim olacaktır. Roman olmasının yanında edebi anlatımı, felsefik, psikolojik ve tarihi içeriğiyle de dolu dolu bir eser. Aslında doktor Breur'un asıl amacı Nietzsche'yi iyiletirmek ama kitabın ortalarına doğru roller değişiyor Nietzsche Breur'un doktoru oluyor günden güne birbirlerine açılan bu iki deha kendi sorunlarına o kadar felsefik çözümler buluyorlar ki aralarındaki felsefik konuşmalar inanılmaz zevk verici kesinlikle şiddetle tavsiye ediyorum aşırı ama aşırı güzel bir kitap keyifli okumalar dilerim KİTAPLA KALIN (ʘᴗʘ✿)
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Mustafa Eroğlu isimli okura yanıt verildi
İnci
Bu da yazarının başarısı ki kendisi de alanında çok önemli bir isim.