Zamanın birdenbire duracağı bir an olması, saçma geliyor. Hani şu dünyanın düz olduğuna inanan insanların okyanusun son bulduğu yerden bir şelale gibi-sonsuz bir şelale-aktığını düşünmeleri gibi... Belki de dünya, insanların tam sınırdan kendilerini boşluğa bırakmamaları için, kaçmamızı engellemek için yuvarlaktır.
Eğer bir gün birini arayıp aramamak konusunda ikircime düşersen, rahat olup o kişiyi aramanı öneririm. İnsanlara ulaşmak istiyorsan onlarla konuşman gerekir, yalnızca onları düşünmek, onlarla ilgili şeyler yazmak yetmez, zaman zaman onlara sesini duyurmak zorundasın. Belki kabul ederler, belki de yüzüstü yere çakılırsın, canın fena yanar, ama karşındakini tanımal istiyorsan bu riski almak zorundasın
Başka bir yaşama layık olduğundan ve bu yaşamın soyut olarak başka bir yerde, sanal bir dünyada var olduğundan emindi, hemen şuracıkta bir yerdeydi ve yaşamının gerçek dünyada bu yaşama denk gelmesi kazara gerçekleşmişti, o kadar.
Evet Galiba hepimiz aynısını yapıyorduk. Umutsuzluğumuzu, yalnızlığımızı, ıstırabımızı veya üzüntümüzü belli etmemeye çalışarak whatsapp'ten birilerine selam, n'aber yazıyor, ne kadar keyifsiz olduğumuzu anlamasınlar diye bir sürü ünlem işareti kullanıyorduk. Evin duvarları üstümüze üstümüze gelmeye başladığında sırf bir insan yüzü görmek için birilerini son dakika bira ya da şarap içmeye davet ediyorduk. Instagram'da yorgunluktan ve üşengeçlikten aylardır görmediğimiz arkadaş grubuna, "Nerede takılıyorsunuz? " diye soruyorduk çünkü ihtiyacımız olan tek şeyin bir konum ve gelsene mesajı olduğunun farkındaydık. Böylece oraya vardığımızda barın uğultusu, kadehlerin şıngırtısı ve birbirine karışan sohbetlerin cıvıltısı zihnimizde giderek yükselen sesleri bastıracaktı.