Ufuk

Ufuk
@Okuyanpoliss
Puan vermedi·69 syf.··
2024 10. kitabı
Son geceniz size şans getirsin... • Düşünüyorum da insan kendine ne kadar yabancı? Kendimize bu kadar yabancı iken hislerimiz ne halde peki? Robotlaşmış bir şekilde hep aynı şeyleri yaparken bulmuyor muyuz kendimizi? Zweig Olağanüstü Bir Gece’de Tam da kendine yabancı olan bir bireyin ruhsal uyanışını anlatmış. “Gülerek, sohbet ederek dalgalanan bir insan kalabalığın ortasında ben kendi kendimi arıyordum, içimdeki o yitik insanı arıyordum.” Hayatımızın bir kısmında, bizi değiştiren ve insan olduğumuzu hissettiren küçük de olsa bir anın olduğunu fark etmişizdir. Kahramanımız da takvimlerin o "olağanüstü geceyi" gösterdiği sırada kendini buluyor yeniden. Şimdiye kadar hayatının ne kadar boş ve anlamsız geçtiğini ise şu cümlelerle anlatıyor bizlere: "Beni bırakan insanlar, gelen giden kadınlar oldu, her defasında odada oturmuş camın dışındaki yağmuru seyreden biri gibi hissettim kendimi; doğrudan yakınımda olan şeylerle bile aramda camdan bir duvar vardı ve kendi irademle onu yıkacak gücü bulamıyordum." Zenginliğin, kalabalığın, içinde yalnızlaşan, içindeki hiçbir duyguyu hissedemeyen ve etrafına sürekli rol yapmak zorunda kalan bir adamın öyküsü. Kısa ama bu zaten Stefan Zweig klasiği olan bir durum ve kitap. Birçok eserine hakim olma isteği uyandırıyor okurda.. Kimisi yaşamında kimisi ise bu kitapta olduğu gibi öldükten sonra derlenip yayımlanan kitaplardır. Okura kısa sayfa ve sürede çok şeyin farkındalığını yaşatıyor. Hali hazırda okumayan tüm okurlara tavsiyemdir. Keyifli okumalar...
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·225 syf.··
2024 9. kitabı
HAYALLER HAYATLAR MİSALİ :) Günaydın 1K! Gününüz aydın olsun. Bir kitap düşünün o kitapta öğrenebileceğiniz daha ne kadar bilgi, birikim, tecrübe olabilir ki, tabi her kitap, okuyucuya olumlu anlamda özellikler katar ben bunu demek istedim. Her kitabın özel bir yeri vardır okuyucusunda. Girişi yaptığımıza göre; kitap incelemesine başlayabiliriz. Kitabın yazarı Marlo Morgan sanki kitabında anlattıkları Morgan karakteriyle "ben dilini" kullanarak, Morgan karakterini kendisine entegre etmiş. Yazarın bence bunu yapmasının nedeni, okuyucuya gerçek anlamda ulaşabilmek, okuyucu da merak uyandırabilmek ve okuyucunun başından sonuna kadar kitabın etkisinde kalmasını istemek olabilir. Marlo karakteri, ABD'de yaşayan bir kızı olan eşinden ayrılmış 50 yaşında başarılı bir doktordur. Marlo'ya bir gün Avustralya'da yaşayan Aborjinlerden teklif gelir. Marlo, Aborjinlerin tekliflerini kabul eder. ABD'den Avustralya'ya uçak yolculuğuna başlar. Avustralya'ya geldiğinde, Aborjinlerden biri Marlo'yu karşılar. Yerlilerin arasına girer orada bütün maddi araçlarından ve kıyafetlerinden arındırılır. Marlo, yanında ne getirdiyse hepsi ateşe atılır. Marlo'ya Aborjinlerin kendilerine has giydikleri kıyafetlerden verilir. Marlo daha yolun başındadır. O, Aborjinlerin gözünde diğer insanlara taktıkları ad gibi "Mutant" bir insandır. Marlo, Aborjinlerle birlikte 3 ay boyunca bir o kadar zorlu, bir o kadar heyecanlı, bir o kadar da hayatta kalmayı amaç edinen bir yürüyüşe gönülsüz olarak katılır. Kitapta; Marlo ve Aborjinlerin yürüyüşleriyle ilgili bölüm bölüm hikayeler yer alıyor. Marlo 3 aylık Aborjinlerle birlikte yürüyüşünde her gün yeni bir şeyler öğreniyor, öncelikle o yerli insanlardan sevgiyi, şefkati, telepati yöntemini, masumluğu ve Aborjinlerin doğaya olan muhteşem sevgisini, iyiliği,
Bir Çift YürekMarlo Morgan · Dharma Yayınları · 200127,5bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2024 8. kitabı
Hüznün kol gezdiği şiirlerden bir demet içeren bu eser, şairin çocukluk anılarını, sorgulamalarını, özlemlerini anlattığı dizelerle dolu. Okurken insanın içini ısıtan, acıtan, yüreğinde garip bir burukluk bırakan şiirler, özlemlerin depreşmesine sebep oluyor... Üstadın şiirlerin de hüzün ve özlem özellikle yaşanan ve yuva diye tabir ettiğimiz evler üzerine daha yoğun... Hasretini bu kadar duygu dolu, açık yazabilen şaire hayran kalmamak mümkün değil.... Bu bölümü yaptığım araştırma esnasında denk geldim ve hoşuma gittiği için paylaşmak istedim :) Behçet Necatigil, Şiirde anlam üstüne bir konuşmasında şunları söyler: "Şiirde manaya varmak, belki gizli ama mutlak mevcut ipuçlarını bulmaya bakar. Şair manadan ne kadar kaçarsa kaçsın veya ne kadar kendine saklamak isterse istesin, zaman zaman, kendisine o şiiri yazdıran sebepleri, şiirin yakınlı uzaklı kelimelerinde, belki kendi de farkında olmadan ele verecektir. Şiirine göre; bir başlık, bir motif; teslim oluş veya isyanı, ümit veya ümitsizliği çeşitli yollardan değişik şekilde ifadeye yarar. Birbirine yakın manada isimler, sıfatlar, bir ima, bir hatırlatış; bir şiirin okuyucuya ne demek istediğini bulmamıza yeter birer ipucudur."! Kaynak: dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/12/845/10703.pdf'den Derin duygular ve hüzünle sarmalanmış eseri tüm şiir sevenlere tavsiye ederim...
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,629 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 5. kitabı
Kader mahkûmu kadınların hikâyelerinin konu edildiği bir kitap. Her birinin tek tek içeride bulunma nedenleri bazı bölümlerde kendi ağızlarından anlatılırken bazı bölümlerde de kitapta ki hikâyesini en çok merak ettiğimiz kişinin anlatımıyla sunuluyor.Bu kişinin de zaten kendi hayat hikâyesini okuduğumuz satırlarda hüzün hâkim. Yer yer öfkelendiğim, üzüldüğüm,inanmak dahi istemediğim yaşanmışlıkları gerçek olmasın, sadece kitapla sınırlı kalsın istediğim anlar oldu. Maalesef hayat yazarın bu eserinde tüm çıplaklığı ile seni, beni, hepimizi sarsıyor. Bebeğini öldüren Yeter'den, uyuşturucu kuryeliği yapan Gonca'ya , kızına tecavüz etmeye yeltenen kocasını gözünü dahi kırpmadan öldüren Sultan ve Sultan gibi kadın mahkumlarının hikâyeleri bazen tanıdık bazen yabancı, bizler için belki meçhul ama onlar için bilinen yaşanmışlıkların en acı gerçeceği.. Anlatılan gerçeklerin içinde çocukluğu bu dört duvar arasına sığdırılan satırlara gizlenen kader mahkumu anaların bahtsız kuzuları, tıpkı Mine gibi ve daha nicesi, en çokta siz dağladınız yüreğimi... Ve; kitaptan bir pasaj paylaşarak incelememi noktalamak istiyorum; " Büyük konuşmasın hiç kimse ! ' Böyle bir olay benim başıma gelmez! demesin. ' Asla ' diye başlayan cümleler kurmasın. Hiç ummadığınız bir anda, kapkara bir çukurun dibinde bulabilirsiniz kendinizi. Tıpkı benim gibi..."
KelepçeCanan Tan · Doğan Kitap Yayınları · 20164,265 okunma
Puan vermedi·330 syf.··
2024 3. kitabı
Livaneli Polisiyesi Zülfü Livaneli Zülfü Livaneli, sanırım Türkiye nin en çok okunan Türk yazarı olabilir. Bir diğeri de Ahmet Ümit Ahmet Ümit sanırım. Halkın istediğini iyi bilen ve bundan ekmeğini iyi kazanan iki kalem. Tam adı Ömer Zülfü dür. Gürcü asıllıdır. Siyaset, film, dizi, müzisyen, yazar demek sanırım daha doğru. Birden fazla sektörde aynı derecede ünlü olan nadir insanlardandır Livaneli. Bir önceki kuşak ailesinin büyük bir çoğunluğu 93 Harbinde öldürülmüştür. Ruslardan çok çekmiştirler. Soyadları Livaneli Sancağından gelmektedir. Zülfü Livaneli nin babası, amcaları ve dedesi hakimdir. Livaneli, 4 kardeştir. Livaneli eğitimini ABD de almıştır. Eserleri 300 den fazla seslendirilmiş, hatta 30 dan fazla da film müziği yapmıştır. Recep Tayyip Erdoğan Recep Tayyip Erdoğan ın istanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazandığı seçimde Erdoğan yüzde 25 oy alırken, Livaneli ise yüzde 20 oy alarak seçimde 3. aday olmuştur. Yine ilerleyen dönemde Chp den milletvekili olmuştur. Ama partinin Atatürk ün siyasi çizgisinin dışına çıktığını belirterek parti üyeliğinden istifa etmiştir. İyi bir Atatürkçü ve Yaşar Kemal in hayranıdır. Hem müzik sektöründe, hem film sektöründe, hem de kitap sektöründe birçok uluslararası ve ulusal ödülleri bulunmaktadır. Kardeşimin Hikayesi Kardeşimin Hikayesi, kitabı 2013 senesinde yazılmıştır. Ben kitabı daha yeni okuma fırsatı buldum. Edebi dilini beğenmediğim için nedense Livaneli kitapları kitaplığımda öyle kalabalık yapar genellikle. Daha sonra fark ettim ki, bendeki baskısı ilk baskıymış. 2013 den beri kitaplığımda yatıyormuş kitap yanı anlayacağınız. Sayfaları hafiften sararmaya başlamış. Edebi dili konusunda da önyargılarımda haklıymışım. Gerçekten çok basit. Kitap, ilk baskısı Doğan Kitap ile yaptı biliyorsunuz. Daha
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,7bin okunma