Sanıyorum ki bu kitabı üniversite yıllarında başlayıp bitirememiştim. O zamanlar başlayıp bitiremediğim yarım bıraktığım tek eserdi. Demek ki doğru zaman değildi. Şu an bu eserin içinde yazarın derin yaralarına merhem olmak istedim. Öyle güzel bir içsel yolculuğa şahit oldum ki keyfimin kahyasıyla kavga eder buldum kendimi. Baştan sona bir serüven olmasa da Oğuz atay yaşamı,insanı çağı verdi bize adeta. Kültürlü bir insanın içsel bunalımlarına ve onunla adeta oyunlar oynayarak alaylı dille anlatımına hayran kaldım. Şimdi okuyamadığım değil sindire sindire sonunda ne olacağını bildiğim ama aynı heyecanla bitirdiğim bir yapıt. Kalemine, düşüncene,kaybolmuşluğuna sağlık üstad.