”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
Sosyal medyada sürekli “izleme ve izlenme” hali var. Hayatı sahaya inip bizzat yaşamak yerine, tribünde kalmakla yetiniyoruz. Birilerini alkışlayarak veya ıslıklayarak günlerimizi geçiriyoruz. Başkalarının hayatını takip ederken kendi hayatımızı askıya alıyoruz. Adeta parantez içinde kalmış bir ömür yaşıyoruz.
Ama artık olmuyor, yapamıyorum. Bir türlü uyuyamıyorum. Yatağın içinde sağdan sola dönüp duruyorum. Bazen kalkıp oturuyorum, bazen hiç yatmıyorum, bütün gece karanlığı seyrediyorum. Bedenim benim değil, zihnim kiralık bir beden bulmuş, geçici ikamette.
Dünyayı değiştirmek istiyorsanız işe yatağınızı toplayarak başlayın. Her sabah yatağınızı toplarsanız günün ilk görevini yerine getirmiş olursunuz. Bunu yapmak sizi azıcık da olsa gururlandıracak ve diğer işleri teker teker yapmanız için teşvik edecektir. Günün sonunda o küçücük adım, yerine getirilmiş pek çok göreve
dönüşecektir. Yatağınızı toplamak aynı zamanda hayatta küçük şeylerin de öneminin olduğu gerçeğini pekiştirecektir. Eğer küçük işleri doğru şekilde yapamazsanız daha büyüklerini asla yapamazsınız.