Baltacıoğlu, Meşrutiyet' in ilk yıllarında Milli Talim ve Terbiye Cemiyeti'nin kurulmasında da önayak olmustur. Öteki kurucular arasında da Göz Doktoru Esat Pasa, Süleymanpaşazade Sami (Süleyman Nesip) vardir. Dernek, Binbirdirek Meydanında dipteki büyük konakta yer tutmustur. Burada sık sık konferanslar veriliyordur. Bir gün romancı Nezihe Muhittin de bir konferans vermiş ve de bütün meydan salkım salkım insanlarla dolmustur.
Dernek, sonradan da, 1919' da Milli Kongre' ye dönüşmüştür.
Şu da var ki Yaşar Kemal Gökyüzü Mavi Kaldı' ya kendi yaşamından çıkararak yazdigì önsözde, bu sürtüşmeler için okurları önceden uyariyor:
"Karacaoglan' in bir şiirini ele alalim. Örnegin, 'Derdile sevincim yıkışır dağlar' diye bitenini. Bu şiirin türlü türlü varyantı vardir. Her çagda, her bölgede halk, bu şiiri kendi istemine göre degistirmistir. Halk siirinin dilden dile gelirken degismesi, daha da güzellesmesi kurallardan birisidir. Dilden dile gelirken degismeyen çok az halk siiri vardir, belki de yoktur."
Nurer Ugurlu'yla, Sunar' da, kavaklara karşı
Kaleden kaleye sahin uçurduk.
Nurer:
- Kimi yazarlar vardir yazisinin sonunu bir türlü kestiremezsiniz. Maviyi anlatiyorlarsa onun tüm tonlarini birbirinden ayur-detmesini bilirler. Ataç gibi. Sait Faik gibi.
Refik Durbas heyecanı, taze demlenmiş bir bardak çay kokusuna benzetir.
Heyecanlı bir sey yazmak isteniyorsa, insanın ilkin kendini anlatması gerekir.
Henry Miller de, Panait istrati de, Sait Faik de bunu yapmistir. Durbas' in Çaylar Sirketten kitabinda yaptığı da budur.