"Hayat her an çürümekte olandır;tekdüze bir ışık kaybı, gecenin içinde yavan bir dağılmadır;âsası, hâlesiz, aylasız... "
Hayatı bize böyle tanımlamaktadır Cioran insanı ,insanın çürümesini anlatan bu eserinde. Bir evren sunmakta bize Rumen asıllı filozof ama sunduğu evrende; yaşamın,güzellğin kutsanmasına asla izin yoktur;sadece çürümeyi ,çürümekte olan insanı,evreni kutsamaya izin vardır. Nietzsche'nin 'üst insan'ı,Cioran'ın elinde alt insana hatta alt hayvan'a dönüşür.Aşk da nasibini almaktadır bu çürümekte olanın evreninde:aşk dediğimiz uğruna nice asığın türlü türlü badirelere atladığı,canlarını verdiği kavramın dışına çıkmıştır ve sadece hormonların azlığı ve çokluğu,iki tükürüğün buluşmasıdır. Peki bizler neyiz çürüyen bu evrende ? 'Bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit'eden varlıklarız sadece...
"Uykusuz geceler bitebilir, ama sizde bıraktıkları ışık sönmez: karanlıklarda cezasız kalmadan görülmez, bunun öğrettikleri tehlikesiz bir şekilde derlenemez, güneşten artık hiçbir şey öğrenemeyecek gözler vardır, gecelere hasta olan ve bundan hiç iyileşmeyecek ruhlarda.."