·
Okunma
·
Beğeni
·
5,8bin
Gösterim
Adı:
Paris Düşerken
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
656
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756865774
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pedeniye Parija
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga'dan oluşan nehir roman, 20. yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir. Savaşın ayak seslerinin duyulduğu 1930'ların ikinci yarısından soğuk savaş rüzgarlarının Avrupa'yı içine aldığı 1950'li yıllara kadar uzanan dönemi kapsayan bu eserin ilk kitabını oluşturan Paris Düşerken'de, yayılmacı Hitler faşizminin işgali altındaki Paris'te toplumun farklı kesimleri üzerine projektör tutulur. Bir yanda işgalcilere çıkar hesaplarıyla bağlı olan yönetici elit ile burjuvazi, diğer yanda faşizme karşı yurt savunması için örgütlenen direnişçiler bu saflaşmanın iki ana kesimini oluşturmaktadır. İşgal günlerinde, her şeylerini geride bırakarak, kafileler halinde kentlerini terk eden Parislilerin trajedisi, uluslar arası diplomasinin satranç tahtasında yapılan hamleler, cepheden gelen bozgun haberleri, direniş hareketini örgütleme çabaları... Avrupa'nın çehresini kutuplarında yer alan kahramanlar... Yüzyılın en büyük romanlarından sayılan ve sayısız dilde basılarak milyonlarca insan tarafından beğeniyle okunan bir klasik.
(Arka Kapak)
680 syf.
·9 günde·10/10 puan
Paris Düşerken, sizi İkinci Dünya Savaşı öncesi Fransa’ya alıp götüren, hem çok önemli hem de muazzam bir klasik. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ülkenin durumunu, siyasi ve ekonomik dalgalanmalarını ve ülkenin İkinci Dünya Savaşı’na sürüklenmesini anlatıyor. Muhteşem bir tarihi roman. Bunun yanında, politikanın kokuşmuş yüzüne ve bir vatanın nasıl satıldığına tanık oluyorsunuz (ki bazı yerleri kahrolarak fark ediyorsunuz ki çok tanıdık geliyor), okuyup herkese okutulup ders çıkarılacak nitelikte. O dönemle ilgili az da olsa bilgi sahibiyseniz daha çok keyif alacağınızı düşünüyorum; ama her halükarda klasik eserlerden ve dönem romanlarından hoşlananların çok severek okuyacakları bir kitap. Yalnız kitapta çok fazla politikacının (milletvekili, bakan vs.) adı geçiyor ve dipnotlar yok maalesef. Ben okurken bilmediğim insanların ismini not edip, okumaya ara verdikçe araştırdım, okuyacaklara bu yöntemi tavsiye ederim. Herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Devamı niteliğindeki Fırtına ve Dipten Gelen Dalga kitaplarını da yakın zamanda okuyarak devam edeceğim.
656 syf.
Politik entrikalar, aristokratların halktan kopuk sadece rantlarını gözettikleri Fransa 'da konjektürel gelişimlerle birlikte gelişen olayları 4-5 ana karakter üzerinden sosyalistlerin sistematik ezilmeleri ve masumane isteklerine rağmen her dönem siyasi iktidar ve faşizanlar tarafından şeytanileştirlmelerini de anlatıyor.
Kitaba başlarken bir ön yargım vardı propagandaist bir kitap diye düşünüyordum fakat bitirdikten sonra klasikler arasına girmesi gerektiğini düşünmekteyim
680 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Yazar hakkında farklı platformlarda farklı yorumlar var ki doğrudur. Ancak roman, bir dönemi yansıtması açısından bence çok başarılı...
Siyasetçi, asker, memur, erkek, kadın vs gözünden 1936 ile başlayan 2. Dünya Savaşı Süreci, edebî hava olarak harika yansıtılmış. Özellikle işçi grevleri, İspanya İç Savaşı ve Sol grup açılımı baskın.. Dönemin önde gelen siyasetçilerinden Paul Tessat ve ailesi biraz daha merkezde..Hele, Fransızların siyasetçisinden memuruna kadar, Almanlar Paris'e dayandığı halde bir şey olmaz havaları, çok ilginç...

Yalnız okurken 1 saatten az okuma yapılmaması önerilir. Çünkü farklı açılara hakimiyet için gerekli..
Mutlaka okuyun.
Ben ikinci kitaba başlıyorum..
656 syf.
·10/10 puan
Uzun süre kitaplıkta okunmayı bekleyen serinin ilk kitabı. başlarda duyguyu alamadım yoğun anlatım sıkıldım. Ama sonralarda elimden bırakamadım yer yer kızdım bi savaş ve insanlar dans ediyor. Daha sonra anlamaya çalıştım ve o zaman kitaptan gerçekten zevk aldım. Tüm seri mükemmel ve mutlaka okunmalı. İnsana muthiş bir empatı yeteneği kazandırıyor.
Paris Düşerken kitabına dair Pablo Neruda Yaşadığımı İtiraf ediyorum 'da bir anekdot aktarır... İlya Gregoriyeviç'in bir sabah ev telefonu çalar. Telefonu yazarın eşi Luba açar... Kulağına hiç de yabancı gelmeyen bir ses sormuş:
'' İlya Gregoriyeviç orada mı?'
''Olabilir '' yanıtını verir Luba.''Siz kimsiniz?''
''Stalin'' demiş telefondaki ses .
''İlya,şakacının biri seni istiyor,'' diye Luba telefonu Ehrenburg'a uzatır....
Yazar telefonu kulağına götürür götürmez Stalin'in sesini hemen tanır...
''Dün bütün gece sizin Paris Düşerken eserinizi okumakla geçirdim. Şimdi telefon etmenin nedeni de böyle ilginç kitaplar yazmaya devam etmenizi istemem, sevgili İlya Gregoriyeviç .''
656 syf.
·10/10 puan
Yaşam ölüme karşı gündelik savaşımız belki Paris' de, belki Hindistan' da pirinç tanesini parmağıyla yakalayan bir çocuk bedeninde, belki, elma kokusu duyan bir Halepçe yerleşkesinde . Peki ya umut? ' Gelecekse ölüm ayakta karşılanmalı anca ' dedirten bir eser.
656 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10 puan
Paris Düşerken kitabı benim için ilginç bir okuma deneyimi oldu. Genel olarak kurgusal gibi gözükse de Ehrenburg’un hayatına baktığımızda(gazeteci kökenli) sembolik olarak 1930-1950 yılları arasını detaylı olarak anlatmış. Hitler Faşizminin işgali altındaki Paris halkının o çaresiz durumuna üzülmemek elde değil. Tarih, siyaset ve insan ilişkileri açısınsan dolu dolu bir kitap yazılmış diyebilirim. Yalnız tek sıkıntım karakterlerin fazla olması idi. Pat pat yeni karakterlerle tanışıyorsunuz. Onun dışında oldukça başarılı bir eser. Özellikle parti başkası Tesaat’ın içinde bulunduğu çıkmaza üzüldüm. Bana nazaran döneme hakim olanların iki kat daha keyif alıcağını düşünüyorum. Ve fazla zaman kaybetmeden serinin ikinci kitabı olan Fırtına’ya başlayacağım.
656 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Uzun soluklu bir okumanın sonunda bu muhteşem kitabı bitirdim. Kitabımız 2.Dünya savaşının hortladigi dönemi ve sonrasini Paris penceresinde anlatıyor. Söylenecek belki çok şey var . Buraya sayfalarca yazilsa belki bir kitap bile cikar!

Romanimiz işçi mücadelelerini, sınıf çatışmalarını dönemin fransa burjuvazisinin çıkarları uğruna Paris'i hatta bir ulkeyi savaşa adım adım teslim etmesini ele alıyor. Peki kimler var senaryoda.? Nazi hayranı ve uzantısı politikacılar, partiler. Yine bu gemide ben de varım, ben de bu pastadan yemek istiyorum diyen radikal partiler, sözde halk cephesi partisi! ve yöneticileri. Işçileri daha fazla sömüren fabrika sahipleri. sözde sosyalist liderler, besleme medya kanalları. Ve tabiki bunlara karşı çıkan komünist liderler, fabrikalarda haklarını arayan işçileri bulacaksınız. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
656 syf.
·33 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu okuduğum kitap nehir roman serisinin ilk kitabıdır.İkinci Dünya Savaşı'ndan başlayıp soğuk savaş dönemine kadar süregelen olayları roman şeklinde anlatmıştır.Kitap roman niteliğindedir ama belgesel gibidir onu okuduğunuz zaman hem akıcıdır,zevklidir ama aynı zamanda size tarihi bilgiler de verir.Bu yüzden çok değerli bir eserdir.Serinin bu ilk kitabında bize Fransa'nın üçüncü cumhuriyet döneminden nazilerin işgal ettiği döneme yani üçüncü cumhuriyet Fransa'sının yıkıldığı döneme kadar gerçekleşen olayları bir roman ve kahramanları aracılığıyla anlatıyor.İşte üçüncü cumhuriyet döneminde siyasi havayı,grevleri daha sonra nazi işgaline olan direnişi, yine aynı dönemdeki baskı ve şiddeti bize çok iyi açıklar. Bu sebepten mutlaka okunması gereken bir eser olarak görüyorum şahsen.
680 syf.
·29 günde·10/10 puan
İnanılmaz sabırsızlandığım, okumayı en çok sevdiğim türden, harika bir romandı Paris Düşerken... 2.dünya savaşı başlamadan önce Fransanın çalkantılı siyasi hayatı, burjuvazi ve halk cephesinin çatışmaları, bir yandan da halkın içler acısı durumu... Bakın bu konular, Fransanın her kesiminden insanların gözünden ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. Diyaloglar, monologlar, yazarın kullandığı dil kısacası bu kitapla ilgili her şey benim için 10/10du.
Kitap dönemin Fransasını, 2. dünya savaşı başlamadan önce ve başladıktan sonraki o meşhur Fransız tutumunu o kadar iyi anlatmıştı ki bitirdiğimde kafamdaki bazı eksik parçaların tamamlandığından emin oldum.
Kitap nehir roman serisinin ilk kitabı, sayfa sayısı bir nebze çok fakat döneme ilgiliyseniz listenizde hiç bekletmeden bir an önce okuyun derim.
(İlya Ehrenburg Sovyet döneminin en büyük yazarlarından biri sayılıyor ve Paris Düşerken adlı kitabı Stalinin de çok sevdiği bir romanmış, sayısız ödüle sahip olduğunu da belirteyim)
656 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Paris Düşerken başlangıçta biraz durgun bir kitap. Betimlemeler fazla ve kitap yavaş ilerliyor. Ama kitapta bir noktayı geçtikten sonra gittikçe içine çekiliyorsunuz kitabın. Paris Düşerken o dönemin atmosferini tüm çıplaklığıyla gözlerinizin önüne seriyor. O dönemki siyasi figürleri, entrikaları, iktidar ve güç sevdası için yapmayacağı şey olmayan insanları gördükçe ister istemez umutsuzluğa ve karamsarlığa kapılıyorsunuz. Ama tabii ki yazar sizi umutsuzluk denen çukurun içine atıp bırakmıyor. Sizi geri alıyor o çukurdan ve kitabın sonunda umudun tohumlarını yüreğinize ekiyor. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
“işte deniz! dümdüz, sakin. burada her şey, bağlar, güneş ve balıkçıların ağları, mutluluk için yaratılmış sanki. ama bu mutluluğun yanıbaşında, şu dağların ardında savaş sürüyor.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Paris Düşerken
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
656
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756865774
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Pedeniye Parija
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga'dan oluşan nehir roman, 20. yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir. Savaşın ayak seslerinin duyulduğu 1930'ların ikinci yarısından soğuk savaş rüzgarlarının Avrupa'yı içine aldığı 1950'li yıllara kadar uzanan dönemi kapsayan bu eserin ilk kitabını oluşturan Paris Düşerken'de, yayılmacı Hitler faşizminin işgali altındaki Paris'te toplumun farklı kesimleri üzerine projektör tutulur. Bir yanda işgalcilere çıkar hesaplarıyla bağlı olan yönetici elit ile burjuvazi, diğer yanda faşizme karşı yurt savunması için örgütlenen direnişçiler bu saflaşmanın iki ana kesimini oluşturmaktadır. İşgal günlerinde, her şeylerini geride bırakarak, kafileler halinde kentlerini terk eden Parislilerin trajedisi, uluslar arası diplomasinin satranç tahtasında yapılan hamleler, cepheden gelen bozgun haberleri, direniş hareketini örgütleme çabaları... Avrupa'nın çehresini kutuplarında yer alan kahramanlar... Yüzyılın en büyük romanlarından sayılan ve sayısız dilde basılarak milyonlarca insan tarafından beğeniyle okunan bir klasik.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 291 okur

  • “hayretdiyebiri”
  • Devrim
  • gül
  • D.
  • ulas metin
  • asil yaşayan
  • Karay Çelikoğlu
  • Mel
  • Bey’in
  • Murat_001_

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.7
13-17 Yaş
%2.9
18-24 Yaş
%11.4
25-34 Yaş
%25.7
35-44 Yaş
%42.9
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40.6
Erkek
%59.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.6 (37)
9
%15.5 (17)
8
%12.7 (14)
7
%4.5 (5)
6
%0.9 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0