Özetle yukarıdaki açıklamalara göre, toplumsal inancımızın birinci formülü şu olmalıdır: Türk milletindenim, İslam ümmetindenim, Batı medeniyetindenim.
Osmanlılar, Doğu Roma medeniyetini, doğrudan Bizans'tan almadılar. Kendinlerinden önce müslüman Arap ve Acemler bu medeniyeti almış olduğu için, Osmanlılar onu, vu dindaş milletlerden aldılar. Bundan dolayıdır ki bu medeniyeti, bazı fikir adamları İslam medeniyeti sandılar.
Kişide zihin ne ise, toplumda medeniyet odur. Kişide karakter ne ise, cemiyette milli kültür odur. Buna göre zihnin fazla gelişmesi ferdin karakterini bozduğu gibi, medeniyetin fazla gelişmeside milli kültürü bozar.
Millet, ne ırkın, ne kavmin, ne coğrafyanın, ne politikanın ne de iradenin belirlediği bir topluluk değildir. Millet, dilce, dince, ahlakça ve güzellik duygusu bakımından ortak olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden oluşan bir topluluktur.