Ömür hanım

Ömür hanım
@Omurhanim5
Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım? ŞÜKRÜ ERBAŞ
Puan vermedi·159 syf.·
2026 1. kitabı
İnsanlığımı Yitirirken , okurken insanın içini sessizce sıkıştıran bir kitap. Büyük olaylardan çok, insanın kendi içinde yaşadığı kırılmaları anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe “anlaşılmamak”, “uyum sağlayamamak” ve sürekli bir yabancılık hissi ağır ağır hissediliyor. Osamu Dazai ’nin dili sade ama etkisi güçlü. Abartı yok, süs yok; tam tersine bu yalınlık anlatılan duyguları daha gerçek kılıyor. Kitap boyunca insanın toplum içinde bir rol oynama zorunluluğu ve bunun yarattığı içsel yorgunluk çok net hissediliyor. Bu kitap umut vermiyor, teselli etmiyor. Ama insanın karanlık tarafını dürüstçe gösteriyor. Herkesin kolayca seveceği bir kitap değil; fakat psikolojik derinliği olan, insanı düşündüren ve rahatsız eden metinleri sevenler için çok etkileyici. Okuduktan sonra hemen başka bir kitaba geçmek istemedim. Bir süre durup düşünmek gerekiyor.
Alıntı
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Tokyo Manga · 202360,1bin okunma
Reklam
Lütfen okuyun öldürülen bütün kadınların adına
Puan vermedi·47 syf.·
2025 60. kitabı
Benim için bir Harry Potter dergisi olarak almıştım, yani öyleydi en azından. Sonra 18. sayfada öyle bir deneme ile karşılaştım ki Ece temelkuran diye biri yazmış eğer ki bunu okursa beni ne beni ne kadar etkilediğini bilmesini isterim ve bu dergiyi hiç okumayanlar için paylaşmak istiyorum. Dergiyi okudum ama bilmiyorum beni böyle bir şeyin etkileyeceğini düşünemezdim. Çünkü diyorum ya Harry Potter dergisi olarak aldım ve beni yürekten etkileyen bir deneme ile karşılaştım. Kadına şiddetin, kadın cinayetlerinin, çocuk cinayetlerinin ardı arkası gelmeyen bu zamanlarda bu denemeyi paylaşmam gerekiyor diye düşündüm lütfen lütfen Siz de okuyun GÜRÜLTÜDE KAÇMAK Bir kadın görmüştüm, yıllar evveldi. Adı kalmamış aklımda. İnsanların haklarını savu nuyordu kısaca söylersek. İşi buydu: Öldürülmüş, işkence görmüş, kaybedilmiş insanların derdine bakıyordu. Pek kimseye anlatmamış, niyeyse bana anlattı bir gün, benim öyle bir yüzüm vardır, herkes anlatmak ister. Anlattıkça kendi yüzlerine benzetirler yüzümü, belki ondan. Kadın kırklarının ortasındaydı. Kaybedilmiş bir insanın gömüldüğü yeri bulmuştu, kazdırıyordu. Ne ki hamileydi altı aylık ve oracıkta işte bebeğini düşürmüştü acıdan. Kim-senin bilmediği bir cinayet. Kimseye anlatılamayan. Kayıt dışı ölüm. Sonra da bebeği olma mış hiç, onu da dedi. Buna ne diyeceğiz? Hiç doğmamış çocuklar da öldürülmüş sayılabilir mi? Hiç kanıtlanamayacak cinayetler işlenmiş sayılır mı? Gürültü büyüdükçe insan kulağını daha çok kapamak istiyor. Savaşa giden biri anlat-mıştı. En kötüsü ölmek korkusu değilmiş. "En kötüsü..." demişti, ... hiç bitmeyen gürültü. O delirtiyor insanı Şimdi savaş yok diyorlar ama gürültü sanki bir savaş gibi, kulağını kapa-mak istiyor insan. Gürültüde insan kapıyı pencereyi kapatıp içine kapanmak istiyor. Hiç başa
1000Kitap
KafkaOkur - Özel Sayı 1 (Şubat 2021)KafkaOkur Dergisi · Kafka Okur Yayın · 2021232 okunma
Özgecan ve diğer kız çocuklarına itafen
Puan vermedi·72 syf.·
2025 43. kitabı
"Işıl çocuktu, O zaman ben de öyle" diye başlayan en son sayfasında ise "Kaçarken yangın merdivenlerine Keşke grapon kağıtları assaydın" diye bitirdi Didem madak. Bu ne demek çok düşündüm. Çok üzerinde durdum. Sonradan anladım, çocuktuk gerçekten çoğu şeyin farkına bile varamadık. En sonunda dünyadan kaçmak istedik. Ama onda bile bir grapon kağıdı asmayı beceremedik. Hayat bazen acımasız ilerliyor. Hiç beklemediğin insanlardan hiç beklemediğin eziyetler çekiyoruz. Didem madak ve daha binlerce genç kadın, genç kız hatta çocuk başta babaları olması üzerine hayal kırıklığı ile başlayan sonradan bir başkasının eline bakaraktan sevgiyi aramayla devam eden bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu yolculuk bazen bize yanlış insanlarla tanıştığımızdan kaynaklı hayatımızdan ediyor. Başta Özgecan Aslan olmak üzere burada bütün öldüren ablalarımı ve kardeşlerime de anmak istedim. Didem madak bu kitabında bir yerde şöyle bir satır geçiriyor; "Mavi Kareli gömleğiyle hatırladıkça babamı Kırpıp kırpıp fotoğrafları, döküyorum başımdan aşağı Sanırım ben assolist oldum Maviş anne Şimdi mutluyum Geçmişini mi yok ettin kızım diye soran Bir babadan kurtuluşunu kutluyorum Babama söyle, o gelmesin maviş anne Birileri mutsuzsa, mutsuzlara nergis yolla Bir kırmızı battaniye Onlara bir mutluluk çadırı yolla Sonra belki, ben de gelirim" Bir kız çocuğunun Baba Hasreti daha Nasıl işlenebilirdi ki bir satıra. Babasından kurtulduğu için bir insan sevinebilir miydi? İlk zamanlar anlamamıştım ama şimdi anlıyorum. Bazı insanlar, ne anne olmayı hak ediyor ne baba... Bazı insanlar da maalesef insan olmayı hak etmiyor.
Grapon KâğıtlarıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 201217,6bin okunma
Okuyun, okutturun...
Puan vermedi·84 syf.·
2025 1. kitabı
Özlem'in yaşanmışlığın en güzel tanımı desem az mı kalır, bilmiyorum; çünkü Şükrü Erbaş'ın Hatice'sini sevmesine hep hayranlıkla baktım. Onlar gibi birbirini sevenlere bu hayatta bir daha rastlar mıyım, bilmiyorum. Ama şunu biliyorum: Şükrü Erbaş ve Ömür Hanım'ın aşkı herkese örnek oldu; aşkın, ölsek bile devam edeceğinin kanıtı oldular. İnşallah bir gün Şükrü Erbaş'ı yüz yüze görme şansım olur, çünkü böyle bir aşkı bir de canlı dinlemek isterim. Bu kitaba gelirsek, okumanızı özellikle tavsiye ediyorum. Sadece bu değil, Şükrü Erbaş'ın tüm kitaplarını okuyun, okutturun. Bu dünyaya bir Şükrü Erbaş daha gelmeyecek. Bu dünyaya, 'Babanız şiir yazıyor diye çocuklarımı sessiz ağlattım ben' diyen bir Hatice Erbaş (Ömür Hanım) gelmeyecek. Bu dünyaya hiçbir şekilde bir daha en iyi yazarların aynısı gelemeyecek. O yüzden okuyun, okutturun.
Edebiyat
Otların Uğultusu AltındaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20245,4bin okunma
Beni Neden Sevmedin?
9/10
·160 syf.·
2024 79. kitabı
Bir kez sevseydin, bir kez dönüp baksaydın ne olurdu? Yazar acıyı iki türlü yaşamış bu kitapta. Yani hem aldatmış hem de aldatılmış. Şimdi ise şu soru canlanacak kafarda. Aldatmak nasıl bir acı olabilir? Aldatmak, aldatılana acı verdiği gibi aldatana da acı veriyormuş öyle diyor yazar. Onları da şu cümlelerle anlayabiliriz. " Sırf hırsından aldatırsın, sırf sinirinden. Canını yaktı diye. Onun da canı yansın diye... Aldatınca güzel mi oluyor sanıyor sayın aldatılan? Anlatayım... ... İnsan bir tavanı ne kadar izleyebilir? Kaç dakika? Kaç saat? Ben bir gece boyunca izlediğimi biliyorum. Sonra sabah oluyor, o gidiyor. Hep önünde oturduğun pencerenin perdesini yavaşça kapatıyorsun, utanıyorsun ondan. Pencerene bile ihanet etmiş gibi hissediyorsun. Terk ediyorsun odanı. Bir süre geçiyor, o tertemiz duygularla sana geliyor, barışıyorsunuz. Sen? Yalan söylüyorsun. Mecbursun. Ne diyebilir ki insan? " Kitap yarım bırakanlara oranla gayet güzel bir kitap bence ya da ben çok dertliyim de ondan mı beğendim bilmiyorum. Yazar ayrılık sonrası olan temiz duygularını açık bir dille beyan ettiği için benim hoşuma gitti. Okumanızı tavsiye ederim değerli okurlar. Kitapla kalın ve mutlu kalın. Kendinizi sevin çünkü başkasına olan hisler, er ya da geç tükenir siz sizle kalırsınız.
Aşk - Edebiyat - Roman
Beni Neden Sevmedin?Zeus Kabadayı · Hayy Kitap · 20171,409 okunma
Reklam