159.Sayfa dan özet alıntıdır,
"Egomuz, gerçek sevginin karmaşık bir şey olduğuna inanmamızı ister.
Diyelim ki çok etkilendiğiniz birisi ile tanıştınız. İlk başlarda herşey yolundadır. İkiniz birlikteyken daha anlayışlı ve affedici olduğunuzun farkına varırsınız. Kalbinizde bu sevgiyle yaşadığınızda, daha anlayışlı ve daha sevgi dolusunuzdur.
Aradan zaman geçer ve bir gün, nereden geldiğini bilmediğiniz bir şekilde, aklınızın bir köşesinde bir yargı oluşur. 'Sanırım burada hoşuma gitmeyen bir şeyler var. Hayatımın geri kalanını bu karakter ile birlikte geçirmekten rahatsızlık duyacağım.' dersiniz.
Ancak bu ilk yargıdan itibaren ilişkide yeni bir süreç başlayacaktır. Süreç kısaca: Yargılama şüpheye yol açar. Giderek artan şüphe de, tekrar daha fazla yargılamaya sebep olur.
Tabi diğer insan da aynı süreci yaşıyor olduğundan ayrılık başlar ve müdahale edilmez ise ayrılık giderek büyür. Ama bu küçük ses (ego) beynimizin arkalarında bir yerlerde sürekli ve alçak bir şekilde konuşmaya devam eder. 'O yeteri kadar iyi davranmadı, yeteri kadar çabuk yapmadı, kendi inançlarım, ailem, sosyal çevrem onunkinden daha doğru şeklinde fısıldamalarda bulunur.
İşte tam bu esnada bu küçük sesi susturma şansımız vardır. O kişiyle ilk tanışmamızda neler hissettiğimizi ve ne kadar etkilendiğimizi hatırlayarak."