anil çokugurluel

anil çokugurluel
@Oneal1975
86 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·272 syf.··
2022 5. kitabı
Doğuştan kör olan baş kahramanımız, çocukluğunu teyzesi ile geçirmektedir. Aynı zamanda Engelli çocuklar için özel açılmış yatılı bir okula devam etmektedir. Yıllar geçtikçe en önemli özelliği kör olması değil dünyaya bakış açısı olmuştur. Kör olmayanları "dünyalı" olarak tanımlar. Kördür ancak zihni özgürdür. Kendisinin tek amacı ise herkesin kendi kutsak kitabını kendi yazdığı Klön diye bir gezegene gitmektir. Romanın başından sonuna kadar Klön adlı gezegenin adı pek çok geçmektedir. Dünyalılar haricinde okuldan arkadaşı ve sağır olan "göz" ile birbirlerine "göz-kulak olurlar. Bir gün sevdikleri bir yazarın (Ulu Büyücü) kitap tanıtım gününe gider. Ancak tanıtım iptal olur ve o tanıtıma giden salonda bulunan toplamda 7 kişi dağılmaz ve edebiyat konuşmak için toplanırlar. Zamanla bu 7 kişilik grup arasında (Düş-Maske-Labirent-Ayna-Kum-Gölge arasında) arkadaşlıklar güçlenir, bir çeteye dönüşürler ve gruptaki her bir kişi kendi hayatlarını etkileyen anılarını, olay yada kişileri grubun diğer bireyleri ile paylaşmaya başlarlar. Labirentin yıllar önce yaptığı kazadan sonra çektiği vicdan azabı ve sonrasında hayatında değişen olaylar, Gölge nin ölüm döşeğinde olan ve çocukluğunu berbat etmiş babası ile geçirdiği son günleri, Maske nin cinsel tercihlerini keşfetmesi ve başa çıktığı dertler, çektiği sancılar derken Kum un dayakçı kocası ile ilgili anılarını anlatması ile herkes çözülmeler yaşar. Çete üyeleri bir toplantıyı deniz kenarında yaparlar ve kör anlatıcımız orada bir mağaranın ve o mağaranın hikayesi ile tanışır. Çıkışını sadece körlerin bulabileceği, mağaradan çıkabilirse körlerin görebileceklerine ait bir hikaye dinler. Bu mağara ile ilgilenmez gibi gözükse de romanın sonunda kendini bu mağaranın içine girerken bulacaktır. Bir toplantıya Kum yüzünde
Borges ÇetesiHakan İşcen · Everest Yayınları · 201910 okunma
Reklam

anil çokugurluel

, bir kitap okudu
7/10
·424 syf.··
2022 4. kitabı
Serkan Karaismailoğlu
8.7/10 · 19bin okunma
7/10
·424 syf.··
2022 4. kitabı
Polisiye - Bilim kurgu sayılabilecek bir konunun içine birçok ilgi çekici nöro bilim detaylarının serpiştirildiği bilgi veren bir roman. Ana kahramanımız olan Tesla, ablası Meryam ve kocası Perit, Teslanın arkadaşı İllias, konuk oyuncumuz Alef, Tesla nın geçmişi Galen ve onun arkadaşı Devin ile ilerleyen sürprizlerle dolu ilgi çekici aksiyonu ve dinamizmi olan bir kurgusu var. Meryam ile psikoloğun seansı ile başlayan romanda anlarız ki Meryam ın kocası ile bazı sorunları var. Ablasının evliliği ile ilgili sorunlarına ortak olan Tesla, kendini birden ablasının kaçma yahut kaçırılma olaylarının ortasında bulur. Kendine has bir tarzı vardır Tesla nın , ezberlemeyi beynine yaptığı bir haksızlık saydığından tıp fakültesini bırakmıştır. Aydın görüşlü parlak aurası olan bir kadındır. Ablası Meryam ın kaçışından sonra kendi de bu polisiye kovalamacanın içine girer. Geçmişinden gelen esrarengiz bir adam olan Galen ve onun arkadaşı Devin ile tanışır. Kaçışı ile beraber kurguya ünlü ve gizemli aşçımız Alef de girer ve olaylar tam bir polisiye kurguya dönüşür. Konu özellikle kitabın son çeyreğinde iyice ilgi çekici bir hal almaya başlıyor. En son sayfalarında polisiye dediğimiz romana Bilim kurgu tadı da eklenmiş. Romanda gerçek baş rol ise beynimiz ve içindeki nöronlar. Sessizliği bile boşlukta yayılan ses dalgaları ile anlatan, girdiğimiz her türlü ruhsal değişimi beyin fonksiyonları ile ilişkilendiren ve detaylandıran birçok güzel bilgi var. Evet bu detaylar bilimsel makalelerden alıntılar. Romanı değerlendiren Kimi yazılarda, romanın en güzel kısımlarının bu alıntılar olduğu ve dolayısı ile bunun bir yazar başarısı olmadığı belirtilmiş. Bence gayet de yazar başarısı. Bu polisiye kurguya bu detaylar çok güzel işlenmiş doğrusu. Bir çok bilgi verilmiş. Hele alef in 2 duyu
Roman
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919bin okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2022 3. kitabı
Kendi halinde bir üniversite hocası olan Hakan bir gün bir kitapçıya girer. Orada sorduğu bir kitap ile artık hayatı eskisi gibi olmayacaktır. Kitapçıda çalışan Yağmur, tespit ettiği bazı ulvi işaretleri onda gördüğünden dolayı Hakan a Kronk isimli bir dinin peygamberi olabileceğini bildirir. Hakan ile Yağmur un Aralarında bir ilişki başlar. Hakan Başlarda bu din ve peygamber olayını çok umursamasa da yavaş yavaş Yağmur onu konuya dahil eder ve olayın içine çeker. Ancak bu dinde bir peygamber vardır aslında ve henüz kimse yüzünü görmemiştir. "İkinciciler" denen Bir kısım bu dinin mensubu da uzun zamandır yeni bir peygamberin geleceğini ve dinin yükselişe geçeceğini beklemektedir. Din içindeki bu iktidar savaşları, 2 li oynayanlar, ideoloji ve hırs hem Yağmuru hem de Hakanı ve her ikisinin de aile ve arkadaş çevresini etkileyecektir. İlginç bir konusu var romanın. Özeti de bu şekil aslında. Ancak romanı daha özel kılan kısım bölümlerin bir çoğunun bir sinema filminin anlatılması gibi görsel olarak anlatılması. "Odada Hakan ve Yağmuru görüyoruz şu an, fonda bir müzik var, birbirlerine sarılmışlar, gözümüz duvardaki tablolara kayıyor şimdi.." gibi bölümler ile okumuyor da izliyoruz yada romanın senaryo halini okuyoruz gibi anlatılmış. Kısa kısa bölümleri, dinamik anlatımı ile çok akıcı bir roman. Dinin efsanelerini anlatan bölümler de romana renk katmış. Kilit konular var oralarda da. Bu "kutsal kitaptan alınan kısımlarda noktalama kullanılmamış ve bu kısımdaki metinlerde "ve" bağlacı yok , onun yerine "ile" bağlacı kullanılmış. Bu da enteresan bir detaydı. Bu dinin kullandığı metaforlar, kaşığı sol elde tutma detayı, tercih edilen mor renkler, destekçileri olan "ince bilekliler" ve efsaneleri ve bunlara özel anlatım üslubu hakikaten bir din kurgusu hissi vermiş
7Cem Akaş · Okuyan Us Yayınları · 2001648 okunma